Italy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Italy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

La Spezia/Cinque Terre / Vezzano Ligure / Pisa/Tuscany /Liguria/Malaspina Castle/Toscano 'da bir Pizzacı/ Al Convento Ristorante in High Vezzano

İtalya 'nın kuzey batısında , Ligura denizine bakan körfeziyle La Spezia şehrindeyiz. La Spezia , orta İtalya 'da Toscano bölgesinde bulunan kıyı bir şehir. Cinque Terre köylerine, Portovenere ve Vezzano Ligure'ye çok yakın . Ayrıca Pisa trenle 1,5 saat uzaklıkta. Roma Termini istasyonundan , yaklaşık 4 saatlik hoş bir tren yolculuğuyla La Spezia istasyonuna ulaştık. Tabii ilk işimiz otelimizi aramak.
4 hours nice train ride from Rome to La Spezia ! La Spezia is in the North-western part of Italy in Toscana Region near the sea. We planned to visit Cinque Terre , Ligura villages, Castello di Fosdinova and Pisa. It was very convenient way to keep in La Spezia and travelled around. Pisa is 1,5 hours far away from La Spezia by train.İstasyondan çok kısa bir yürüyüşle meydana ulaşıyoruz. Meydanın adı Piazza Saint Bon. Tarihi binalar özgün ve etkileyici. Meydandan Via Fiume boyunca ilerlediğinizde La Spezia körfezi karşınızda.
We reached to the main square -Piazza Saint Bon in a short walking from the station. Old and historical buildings are very original and affective. You should walk throughout Via Fume to get La Spezia golf. Tren yolculuğu sırasında da geçtiğimiz pek çok şehirde olduğu gibi , La Spezia 'da da karşımıza çıkan ,İtalyanların ilginç alışkanlıkları , çamaşırların dışarıda asılarak kurutulması çok sevimli, tam fotoğraflık .
It is very cute to hang clothes out to dry on lines in Italy. I love clothesline in front of the windows . Hanging clothes out is typical and traditional in Italy. it is an old fashioned custom in Turkiye , too.We are using clothesline or clothes rack outside on sunny days.
Locanda del Golfo e delle Cinque Terre
La Spezia 'da kaldığımız otel "Locanda del Golfo" istasyona 10-15 dakika yürüme mesafesinde. Otelin sahibi Simone , geleceğimiz saati daha önce belirttiğimiz için bizi kapıda karşıladı. Resepsiyon yok.Otel odaları-toplam 6 oda - tarihi bir binanın giriş katında bulunuyor. Simone bize " Best quality" espresso ikram ediyor. Kahvaltı otelin hemen arkasında bulunan , trafiğe kapalı geniş caddedeki bir cafe de veriliyor. Klasik İtalyan kahvaltısı, espresso, Crossant ve Foccacia. Simone çok yardımsever ve samimiydi. Cinque Terre'ye nasıl gidilir, pazar hangi günler nerede kurulur, en iyi, geleneksel İtalyan pizzası nerede yenir sorularının cevaplarını ondan öğrendik...
We stayed " Locanda del Golfo" hotel in La Spezia, 10 or 15 minutes walk from the train station. There is no reception so we notified our arrival time, The owner of the hotel , Simone was waiting us at the door. The rooms are on the first floor of an old building. Simone welcomed us with the best quality espresso. The breakfast was offered at the cafe in the nearby square.The classical Italian breakfast was espresso , croissant or focaccia. Simone was very helpful and sincere. He expressed us where we could eat the best pizza or how could we go to Cinque Terre . He informed us markets of La Spezia and shopping , too.
La Spezia Pazarı/Farmer's Market in La Spezia Ben pazar gezmeyi çok seviyorum. La Spezia 'daki yerel pazarı da çok sevdim.La Spezia 'da hergün öğlene kadar sebze pazarı kuruluyor. Yerel ürünler, zeytin , zeytin yağı, peynir çeşitleri bulmak mümkün. Beni en fazla şaşırtan etiket porcini mantarı satan -adını da öğrendim -Iadarola Francesco'nun , "Fotoğraf çekmek 5 Euro" yazısıydı. Sonra konuştuk , güldük fotoğrafımızı çektik. Porcini mantar fiyatları 25 Euro ile 35 Euro arasında değişiyor.
I loved local market in La Spezia. Every weekdays, a local market is established until noon in La Spezia. You can find there local products like olives, cheese, olive oil, and original vegetables . I was surprised when I saw that taking a photo was 5 euros in porcini mushroom stand.The seller, I learned his name, Iadarola Francesco had a humor for curious tourists. The prices are between 25 Euros and 35 Euros.
Patate rosse kuzey İtalya 'da yetişen özgün bir tatlı patates çeşidi .
I met some special vegetables. Patate rosse is grown originally in Italy.It is a sweet potato.Patate Dolci de bir tatlı patates türü.
Another sweet potato, I met in La Spezia local market, is Patate Dolci.Pazarda bulduğum şekli ve pembemsi rengiyle özgün domatesler. Domateslerin İtalyanca ismi "Cuore di bue". Özellikle La Spezia 'nın bulunduğu Liguria bölgesinde yetişen orjinal bir çeşit olan bu domates türü, yeşil renkte toplanıyor ve beklediğinde ,yavaş yavaş pembemsi rengini alıyor. Domatesler bol zeytinyağı, fesleğen ve mozerella ile salata yapılıyor .
Cuore di bue, a special kind of tomato , is grown originaly in Liguria Region.It has heart shape and pretty pinky colour. Cuore di bue is served with olive oil,basil and mozzerella to make a delicious salad.Cuma günü " Piazza Saint Bon " dan başlayıp Via Fiume 'ye uzanan yolda ve " Piazza Garibaldi " meydanında kıyafet , hediyelik eşya, takı, ayakkabı vb. satılan bir pazara rastgeldik.
On Friday,We encountered the Bazaar in the Saint Bon square in which you can find souveniers, clothes, shoes , food, wood products etc.İşte bu standa bayıldım. Lavanta ile ilgili her şey burada. Sabun, parfüm , kapı süsü ve kuru lavanta demetleri...
Ohh,everyting is purple, I loved this attractive lavander stand and I found so many things like soaps, perfumes, door lavander baskets and dried bunches of lavander...
Malaspina Şatosu/ Castello Di fosdinovo/ Castle Malaspina
Sarzana yakınlarında, hala asil Malaspina ailesine ait olan bir ortaçağ şatosunu" Castello di Fosdinovo" yu ziyaret ettik. Şato tamamen orjinal haliyle korunuyor ve yapımına M.Ö 1084 yılında başlanmış. İlahi Komedya 'nın yazarı Dante' nin burada kaldığını ve bir odasının bulunduğunu öğrenmek sürpriz oldu.
we went to the medieval castle of Fosdinovo near Sarzana which still belongs to the noble family , Malaspina.The castel was built in 1084 A.C. It was very surprising to learn that Dante Alighieri was hosted at the castel and his room has been protected.Ne hoş bir kapı kolu!Yunus balıkları Malspina ailesinin simgesiymiş. Şatoyla ilgili hala bazı efsanelere inanılıyor.
What a lovely door handle! Dolphins are the symbol of the Malaspina family. Some legends are surrounding the castel even now.
Zehirlenerek ölen Marquis Ippolito 'nun karyolasının nefes aldığı ve kalp atışlarının duyulduğu söyleniyor. Ama ben duyamadım !
It is belived that the original bed of the Marquis Ippolito who died from drinking poison breathes and you can hear his heartbeats from the knobs of the bed .We tried to hear the heartbeats ,it was an exciting experience.Unfortunately I couldn't hear anything.
Fakir bir çiftçiye aşık olan Bianca , ailesi evlenmelerine izin vermediği için , köpeği ile birlikte kuleye kapatılmış, sadece ekmek ve su ile yaşayan Bianca'nın hayaletinin odadan odaya gezdiği söyleniyor.Bianca ve köpeğinin silüetleri duvarda görülebiliyor.
Another story was about a girl, Bianca who was loved by a young yeoman.But her family didn't accept their marriage. She was closed a tower with a dog and ate only bread and water. It was told that she and her dog are still moving room by room in the castle.We managed to see some images as a water stain on the ceilling which recognized Bianca and her dog.Ortaçağdan kalma bir tasarım: Okuma koltuğu. Kitap koyma kısmına dikkat lütfen!
Reading chair was designed in Medieval times. Please take attention the book support stand!
İnanılmaz ama gerçek ! Şatoda kullanılan bir beşik. Malaspina ailesinde bebekler , kaçırılmaması veya öldürülmemesi için annesi tarafından kilitli bir eşikte tutuluyormuş.
Unbelivable but true!Babies in Malaspina family was locking in this cage-crib to prevent kidnapping or killing at that times.
Cinque TerreSon gün Cinque Terre bölgesine gittik. Cinque Terre birbirine yakın 5 köyden oluşuyor: Riomaggiore, Corniglia , Manarola, Vernazza, Monterosso. Köylere karayolu olmadığı için araba ile ulaşılamıyor. Son ve en büyük köy olan Monterosso 'ya trenle ulaştıktan sonra tekneyle diğer köyleri gezdik.Fotoğraf Monterosso.
Our last day activity was a trip to a very attractive region,Cinque Terre that is formed by five villages,Riomaggiore, Corniglia, Manarola, Vernazza, Monterosso. We were surprised that there was no car road. We could reach the last village , Monterosso by train and then we took boat for other villages. En sevdiğim köy Rimaggiore oldu. Rimaggiore ilk köy, buradan tekrar trenle La Spezia 'ya döndük.
Köylerin geçmişi 1000 yıl öncesine dayanıyor. Yapılar , renkleriyle ve mimarisiyle çok özgün.Tabii manzara büyüleyici.
People have been living there for 1000 years.Bright coloured buildings of villages are very caracteristic. The magnificient scenery is impressive.
Monterrosso 'da güzel eski bir kapı... Çok beğendim.
It is an old and stylish door I loved... Kediler asla korkmuyor ve hiçbirşeyi umursamayan bir duruşları var... Çok sevimli.
Cats are never scared of people and they look like not caring anything... So cute.Köylerde yaşayanlar geçimlerini turizm ve balıkçılıktan sağlıyor.
Residents of the villages get by fishing and tourism.
Ne Yedik? / What we ate?Roma'da yediğimiz sıradan ve lezzetsiz yiyeceklerin aksine burada değişik tatlar deneme şansımız oldu.Geleneksel olarak pişirilen yiyecekleri tercih etmekte fayda var.
We had chance to taste the old fashioned pizza and food in Liguria region . Pizza or sphagetti is not good everywhere in Italy. For example, in Rome, pizzas were very ordinary and not special. But in this region we found  very special and traditional Italian dishes.
Lardo...Kurabiye...
Farrina de Castano...Kabaklı turta...
Turto de Verdura with zuccini... Yeşil zeytinli Pesto enfes...
Delicacy "Pesto olive"... Fesleğen ve bol zeytinyağlı makarna...
Pasta with olive oil and basil...
Bu bölgede kestane, vişne ve meşe ağaçları yetişiyor.Üzüm bağlarının da olduğunu söylemeye gerek yok sanırım.
Olive nere di gaeta...www.oliomoro.it
Toscana bölgesinde,kayısı , vişne ya da kestane marmelatı ile yapılan turta.
Traditionally, turta is baked with chestnut, apricot or cherry marmalade.
Vezzano ligure köyünde geleneksel olarak yapılan böreğin adı "Sgabei"(ızgata diye okunuyor). Bizim damak tadımıza çok uygun . Eriyen bir peynir olan "Strachinno" ile ekmek hamurundan yapılıyor ve zeytinyağında kızartılıyor.
Sgabei(read ızgata) is a typical Ligurian treat filled with cheese and fried in olive oil.
Al Convento Ristorante in High Vezzano
Vezzano Ligure köyünde ve Al Convento Ristorante 'deyiz. Al Convento high Vezzano'da. La Spezia 'dan otobüsle ulaşmak çok kolay. Odun ateşinde pişen, kenarları kalın , ortası ince pizza gerçekten çok lezzetliydi.
We would like to catch the real Italian pizza so we are in Al Convento Ristorante in Vezzano Ligure.You can easily reach there by bus  from La Spezia. Traditional Pizza cooking in wood oven has thick edge and thin crust with various toppings.
Çocuklar ne yiyeceklerine karar vermekte zorlandı...
It was very difficult to decide for children what they would eat...
500 farklı pizza çeşidi olduğu söyleniyor. Benim favorim Margherita. 1889 'da Kraliçe Margherita'nın Napoliyi ziyareti sırasında, kendisine İtalyan bayrağının renklerine benzeyen , kırmızı -domates,yeşil -fesleğen ve beyaz mozzarella ile hazırlanmış bir pizza ikram edildi. Kraliçe için yapılan bu pizza hala Kraliçe Margarita 'nın adıyla anılmaktadır.
It is told that there are 500 different kind of pizza.Margherita pizza is one of my favourites. In 1889, in Naples , Queen Margherita was served a pizza looking like an Italian flag, red (tomato), white(mozzarella) and green (basil).After that The pizza created for Queen is still on behalf of Queen Margherita and named as "Pizza Margherita".
Geleneksel olarak odun ateşinde pişmeye hazırlanan pizzalar.
Old wood oven in Al Convento Ristorante...

Pisa/The Leaning Tower Of Pisa
La Spezia tren istasyonundan başlayan 1,5 saatlik yolcuk sonrası Pisa şehrine ulaştık. Arno nehri üzerindeki köprüden geçerek sokakların bizi nereye götüreceğini bilmeden ilerledik. Gezi beni yorduğu için Pisa 'da sadece birkaç saat kalıp Pisa kulesini görmekle yetindik.
Campo dei Miracoli yani mucizeler meydanında yer alan Duomo di Pisa 1064 yılında inşa edilmeye başlanmış. Kilise , vaftizhane ve çan kulesi olarak 3 kısımdan oluşuyor. Eğik Pisa kulesi aslında çan kulesi, 1274 yılında yapılırken eğilmeye başlamış ama yine de yapımı devam etmiş. 2001 yılında ise güvenli hale getirilerek kullanıma açılmış. Şu anda kulenin tepesine çıkmak serbest . We 've reached Pisa from La Spezia by train. I was absolutely exhausted from the entire trip . So we 've settled with Pisa tower and Miracle square. I 've seen some people on the leaning tower of Pisa and I couldn't believe in my eyes.The tower is leaning !
I didn't dream that the leaning tower of Pisa is in the very large square with a church and baptistery. There were so many people and so many souveniers that people was trying to buy.
Campo dei Miracoli 'de vaftizhane... Baptistery in Campo dei Miracoli.
Let her regulate the tower !
Portovenere
Son gün akşam üzeri La Spezia 'dan Porto Venere'ye doğru yola çıktık ama otobüsümüz bozuldu ve yolun büyük bir kısmını yürüdük. Hava karardığı için de fazla gezemedik . Porto Venere'de yapıların rengarenk ve özgün olduğunu, yeni bina yapılmadığını, tek odalı evlerin bile milyon dolarla satıldığını ve sakinlerinin çok zengin olduğunu öğrendik.

Cinque Terre ve Porto Venere UNESCO dünya mirası kabulediliyor..
Gezimizin sonunda , Cristof Coloumb 'un şehri Genoa 'dan THY larının tüm yorgunluğumuzu unutturan hizmetiyle Türkiye 'ye döndük. İstanbul boğazı üzerinde uçarken , aslında dünyanın heryerinin eşsiz ve görülmeye değer olduğunu düşündük.
At the end of our trip ,from Genoa , Christopher Columbus' city, we took off Turkish Airlines whose service forgot us all our tiredness .While I was flying on the Bosphorus, I thought, actually, everywhere in the world is unique and worth seeing.

Roma ' ya Bir Gezi /Roma 'da Alışveriş/ Planing A Trip to Rome/ Shopping in Rome

Roma'yı özleyenler ve merak edenler işte Roma!
Allora, Allora Roma !
If you miss Rome or if you are curious about Rome , here it is !Allora means "then ".Italians always use this beautiful word aloud in their speech. You will find in this post some places where you can see in Rome in three days.
Telefonla , otobüste, metroda, sokakta bağıra çağıra konuşan İtalyanların en çok kullandığı , kulağa da pek hoş gelen kelime Allora!O zaman demekmiş.
Roma,yaklaşık 4 milyon nüfusa sahip, denize 35 km uzaklıkta İtalya 'nın başkenti, köklü tarihi, mimari eserleri, sanatı ve kültürüyle, kiliseleriyle , her zaman kalabalık turistik bir şehir.İtalya bayrağındaki yeşil, doğanın yeşilini, beyaz , Alp dağlarındaki bembeyaz karı ve kırmızı ise bağımsızlık savaşında dökülen kanı simgeliyormuş.
Ankara-İstanbul -Roma arasını ,1850 km yolu , Pegasus havayolu ile yaklaşık 3 saatte aldık. İtalya ile Türkiye arasındaki saat farkı 1 saat- İtalya 1 saat geri. Roma Fuimicino havaalanından , Roma merkez Termini istasyonuna gitmek için " Bus Shuttle" tercih ettik. Mesafe oldukça uzak. Roma Termini istasyonu hem tren hem de metro ana merkezi. Metro da iki hat var: Line A ve Line B .Metro ve tren biletlerini istasyonlardaki elektronik makinelerden alabilirsiniz. Metro bileti 1 Euro karşılı 75 dakika geçerli .Biz 3 gün sınırsız kullanımı olan 11 Euroluk bileti tercih ettik. Yalnız bu bileti günün başlangıcında almaya dikkat edin ki tam anlamıyla 3 gün kullanımı olsun. Oteliniz Termini bölgesinde veya birkaç durak ötesinde ise şanslısınız. Otel bulma konusunda tavsiyem , www.tripadvisor.com , www.booking.com,www.hotelscombined.com veya www.venere.com. İçlerinde bana göre en kullanışlısı www.booking.com. Emin olun Türkiye 'de herhangi bir agentadan otel reservasyonu ve uçak bileti almaktansa bu adresleri kullanarak özgürce gezinizi organize edebilmek size daha fazla avantaj sağlayacak. Roma 'da kalmak için bu sitelerden otel ararken Republicca bölgesini tercih edebilirsiniz. İtalya'dayken, Türkiye'ye ait bir cep numarasını çevirmek isterseniz numaranın başına(0090 veya +90), İtalya'ya ait bir numarayı çevirmek isterseniz numaranın başına (0039 veya +39) eklemelisiniz. Bir şehri keşfetmenin en iyi yolu , sokaklarda kaybolmak ve adım adım dolaşmak. Biz de öyle yaptık !
Gezimiz Roma'nın simgesi Colosseum 'dan başlıyor.Metro line B "Colosseo" , durağında inip kalabalıkla birlikte " Uscita " yani çıkışa geldiğinizde işte muhteşem yapı: Colosseum. İ.S 80 yılında açılan devasa amfiteatrın yapımı 8 yıl sürmüş. İmparator Vespasianus tarafından Neron'un sarayının yerine inşa edilen Colosseum , kölelerin , esirlerin vahşi hayvanlarla ölümüne dövüştüğü bir alanken sonradan , gladyatörlerin zevk için birbirleriyle mücadele ettikleri gösterilere sahne olmuş.Colosseum çevresinde gladyatörlerle resim çektirebilirsiniz.İtalyanlar çok samimi insanlar İngilizce bilmeseler bile , yol sorduğumuzda tarif edebilmek için ellerinden geleni yapmaları , hatta bizzat gideceğimiz yere götürmeye çalışmaları bizi çok mutlu etti. Sokakta , metroda, otobüste yüksek sesle konuşan, kahkaha atanlar nedeniyle kendimizi samimi bir ortamın içinde bulduk . Colosseum 'un hemen yanında Constantinus Zafer Takını göreceksiniz. Roma İmparatoru Constantinus İ.S. 315 yılında, İmparatorluğun başkentini Bizans'a, yani şimdiki İstanbul 'a taşımadan önce kazandığı zaferi kutlamak için inşa ettirmiş.Zafer Takından, Via di S Gregorio yolunda ilerlediğinizde "Palatine" hemen sağınızda. Palatine, bir zamanlar eski imparatorların ve aristokların yaşadıkları bölgeye verilen isim. Efsaneye göre Romulus ve Remus adlı ikizler Palatine tepesi üzerinde , bir kurt tarafından büyütülmüşler. Burada kardeşini öldüren Romulus daha sonra Roma olacak olan köyü bulmuş. Palatine üzerinde tarihi İÖ 8. yüzyıla ait kalıntılar var.
Colosseum 'dan Via Dei Fori Imperiali caddesi bouyunca yürüdüğünüzde Foro Romano ya yani Roma Forum 'a geleceksiniz.Antik Roma'nın kalıntılarını, yıkılmış tapınakları, zafer taklarını ve bazilikaları burada görebilirsiniz. Roma Forum'u adım adım gezmek yerine "Vittorio Emanuel Anıtı" nın tepesine asansörle çıkıp, teleskopla, hem şehri hem de Roma Forumu yakından seyredebilirsiniz. Vittorio Emanuel Anıtı , Piazza Venezia meydanına açılıyor.Anıtın sağ tarafında ise Capitoline müzeleri bulunuyor.Michelangelo tarafından tasarlanmış ve yapılmış geniş meydan ve heykeller.
 Roma 'da   bir  gelin arabası...
Mini Fiat , motorsiklet ve bisikletle beraber en çok kullanılan araba...
Piazza Venezzia'dan Fontana Di Trevi yani aşk çeşmesini aramak üzere yola koyuluyoruz. Meydandan sağa doğru yürüyüp ara sokaklara giriyoruz. Bu sokaklarda pek çok " Ristorante " bulabilir ve yemek molası verebilirsiniz. Restorana girmeden önce mutlaka menüyü ve fiyatları inceleyin.Hatta içeriyi gezin , beğenmezseniz hiç denemeyin. Roma 'da ilk yediğim pizza ben de tam bir hayal kırıklığı yarattı.
Dar Sokakların Sürprizi:Fontana Di Trevi - Aşk ÇeşmesiDar ve sizi nereye götürdüğü belli olmayan sokaklardan ilerlerken birden bire kalabalık bir meydana çıkıp , gözünüzü alamayacağınız bu barok tarzı çeşmeye ulaşıyorsunuz. Fotoğrafta da gördüğünüz gibi Eylül sonu gittiğimiz Roma 'da günün değişik zamanlarını denememize rağmen çeşme hep kalabalık... Ve sıkı bir güvenlik var, Roma polisi turistlere karşı .Roma'da pek çok çeşme var.Su içmek, ya da serinlemek için bu çeşmeler ideal.Fontana di Trevi den de su içebilirsiniz. Trevi ismi üç yol anlamına gelen Tre'vie den yani çeşmeye açılan üç sokaktan geliyor. Ayrıca yapımında üç sanatçı çalışmış, Bernini, Niccolo Salvi ve Giuseppe Pannini. Çeşme, 1762 'de Pannini tarafından bitirilmiş.Yanınızda bozuk para bulundurmayı ihmal etmeyin, söylentiye göre çeşmeye para atarsanız Roma'ya tekrar gelme şansınız olacak. Fontana Di Trevi de objektife takılan bir martı...
Roma'da sık sık karşılaştığımız çeşmelerden biri daha...
Pantheon
Fontana Di Trevi 'den , Pantheon 'a doğru giderken sokaklar, restorantlar , cafeler ve hediyelik eşya dükkanlarıyla dolu.Pantheon İÖ 27-25 yıllarında Marcus Agrippa tarafından inşa edilmiş.İsmi sütunların üzerine gelen kısımda yazılı.Pan'theon , bütün tanrıların tapınağı anlamına geliyor.Giriş ücretsiz.Piezza della Rotonda meydanında, Pantheon' un tam karşısında bulunan çeşme 1575 yılında Leonardo Sormali tarafından düzenlenmiş.II. Ramses 'in Mısır dikilitaşı ise 1711 yılında eklenmiş.Kilisenin tavanı Andrea Pozzo (1685) tarafından yapılmış.En önemli özelliği güneş ışınlarının girebilmesi için kubenin ortasına yapılan büyük delik. Tavanın göz alıcı bir tasarımı var.
Piazza Navona Pantheon 'a çok yakın olan Piazza Navona meydanı, Roma 'nın en güzel ve en büyük meydanı.Pek çok güzel cafe ve restorant bulunuyor. Her zaman kalabalık ...Yukarıdaki fotoğraf Fontana Del Moro , 1653 de Bernini, yunusa binmiş Triton heykelini çeşmenin ortasına eklemiş.Meydan, 17. yüzyılda Papa X. Innocentius 'un isteği üzerine eklenen iki çeşme , saray, kilise ve dikilitaş ile, bugünkü halini almış.Altındaki kayaların üzerine oturan ve dünyadaki 4 büyük nehri simgeleyen (Nil, Rio de la Patta , Ganj , Tuna) heykellerin bulunduğu Mısır dikilitaşı meydanın ortasında bulunuyor.
Ganj nehrini simgeleyen heykel , Bernini 'nin en güzel yapıtlarından biri.Heykellerdeki ayrıntılar çok etkileyici.
Meydanda her zaman ratlanacak gösterilerden biri...
Campo De'FioriTiber nehrine çok yakın , Piazza Navona 'dan Tiber nehrine doğru yürüyerek ulşabilirsiniz.Campo De' Fiori 'nin anlamı çiçek meydanı demek.Meydanda her sabah pazar kuruluyor.Öğleden sonra saat 1 civarı, pazar kaldırılıyor.Meyve sebze ve antika eşyalar bulabilirsiniz.Biz pazarın sonuna yetişebildik.Meydanın ortasındaki kukuletalı heykel , filozof Giordano Bruno 'ya ait. Dünyanın güneşin etrafında döndüğünü söylediği için bu meydanda , kazığa bağlanıp yakılarak idam edilmiş.
RoscioliRoscioli, pek çok gurme ürünün satıldığı , özellikle peynir,et ve zeytinyağı çeşitlerinin bulunduğu eski bir market, aynı zamanda resturant.Campe Di'Fiori 'ye çok yakın.Aradığınız pek çok özgün yiyecek çeşidini bulabilirsiniz.Roma Dondurması/Rome Ice CreamCampe'di Fiori'yi geçince, Via Dei Baullari sokağında Blue Ice Gelato 30 çeşide yakın dondurma menüsü ile ünlü Roma dondurmasını tadabileceğiniz en iyi mekanlardan biri.
Roma dondurmasını ister istemez bizim Kahraman Maraş dondurması ile kıyaslamaya çalıştım.Roma dondurması oldukça yumuşak , lezzetli , çabuk eriyen, az şekerli , yani ağzınızda tamamen şeker tadı hissetmiyorsunuz. Dondurmanın aroması ve lezzeti kalıyor damağınızda.
Getto Bölgesi/GhettoCampe De' Fiori den Tiber nehrine doğru inince, Tiber adası karşısına düşen Sinagog 'u gördük. Sinagog korunuyor, dışardan fotoğraf çekilmesine de izin vermediler. Sinagog'un hemen sağ tarafına düşen sokaktan içeri girince, Roma'da yahudilerin yaşadığı bölge olan Getto 'ya gelmiş olduk.
Bölgenin kalbi " Via Portico Piscario " caddesi restaurantların ve kalabalığın olduğu bir yer. Getto ,Papa IV.Paulus tarafından Yahudilerin yaşanmaya zorlandığı bölgeye verilen isim. Eskiden Roma'nın en kötü bölgesi imiş, sıklıkla Tiber nehrinin taşkınlarıdan etkilenen, geceleri kapılarının kilitlendiği, duvarlarla çevrili sadece Yahudilerin yaşadı bir yerleşim yeri.Şimdi de bazı sokakların demir kapılarla kilitlenip yaya geçişine kapatıldığını gördük.Belediyeye fazladan vergi verilerek evin önü, yaya geçişine kapatılabiliyormuş.Yahudi inanışına göre Kosher yemeğinin yapıldığı işletmeler, ara sokaklarda , ev yemekleri yapan yerler, bölgeyi çekici kılıyor.
Kosher ne demek?Yahudilerce yenmesi yasak olmayan yiyeceklere verilen genel isim.Getto bölgesinde, Piazza Matei de bulunan muhteşem kaplumbağalı çeşme - Fontana Delle Tartarughe. 1584 'de Taddeo Landini tarafından tasarlanmış. Kaplumbağalar sonradan 1658 yılında Bernini tarafından eklenmiş. Mutlaka görün.
Antico Forno Del GhettoAntico Forno Del Ghetto , Piazza Costaguti 'de bulunuyor.Ghetto bölgesinin tarihi 1927 'lere dayanan fırını. Ekmek , pizza , kurabiye ,hepsi kosher. Çok fazla ekmek çeşidi var, isimlerini sormama rağmen yukardaki ekmeğin adını yazmadığım için unuttum. Ayrıca fırın öğleden sonra 2 ile 5 arası kapalı.
Blanc MariClo /A Vintage Style Shopping
Campe De'Fiori ve Ghetto bölgelerinin arasında kalan "Via Arenula " caddesi üzerinde bulunan Blanc MariClo, vintage ve shabby sitil mobilya ve aksesuar satan , meraklılarının asla kaçırmaması gereken mağaza.
www.blancmariclo.com

Porte Portese Bit Pazarı/Porte Portese Flea MarketEğer bir pazar sabahı , Roma 'da yapacak başka hiç bir işiniz yoksa bu pazara gidin.Hediyelik eşyalar nispeten daha ucuz.Bu pazar II. Dünya Savaşında kurulmuş , ünlü klasik film "Bisiklet Hırsızları" burada çekilmiş. Porta Portese pazarı Trastevere 'de yalnızca Pazar günleri kurulan, kıyafet , ıvır zıvır, antika eşya satışıyla meşhur bir bit pazarı.Porta portese caddesi üzerinde kurulduğundan aynı ismi alıyor.Trastevere 'ye gitmek için , Tiber nehrinin diğer yakasına geçmeniz gerekiyor.
Pazarlık yapmadan hiç birşey satın almayın.Pek çok ürün ve güzel eşyalar var.Pazarda hemen herşey satılıyor, ayakkabı , mutfak eşyası, kıyafet, mobilya ve akla gelmeyen her şey. Eskilere meraklıysanız çok zaman ayırmanız gerekebilir.
Bit pazar, öğleden sonra saat 1 civarında toplanmaya başlıyor.
Vatikan /Vatican City
Vatikan 1379' den beri Papaların ikametgah ettigi yer.1929 'da Mussolini ile yapılan bir antlaşma sonrasında bağımsız bir devlet haline geldi. Papa bu devletin tek hakimidir. San Pietro , hırıstiyanlığın en önemli kiliselerinden biri.San Pietro 'nun kubbesi Michalengelo 'nun tasarımıdır ve dünyadaki en yüksek kubbe ünvanına sahiptir. Kubbeye 537 basamakla çıkılıyor. Çıkış serbest. Şehri ve Vatikan'ı seyretmek için çıkabilirsiniz.Vatikan'ı tam anlamıyla gezmek için 2 gün ayırmanız gerekli, biz yalnızca birkaç saat gezebildik. San Pietro 'ya giriş ücretsiz, kapalı kıyafet zorunluluğu var.Müzeler ise ücretli.
Kilise içinde pek çok heykel ve dini hikayelerin anlatıldığı sahneler var. Aziz Petrus heykelinin ayak parmakları, 13. yüzyıldan beri hacıların el sürmesi nedeniyle erimiş.
Aziz petrus 'un mezarının üzerinde yükselen Barok tepelik Bernini tarafından 1624 'de yapılmış.
Vatikan güvenlik muhafızları 500 yıldır bu ilginç kıyafet içerisinde. Vatikan ,1506 'da İsviçreli paralı askerler tarafından korunmaya başlanmış. Bu askerler, Michalengelo tarafından tasarlanan üniformalarıyla, görevlerine hala devam ediyor. Bu kıyafetin gerçekten Michalengelo tarafından tasarlanıp tasarlanmadığı tartışma konusu. Ama yüzyıllardır asla değişmeden kalması da kurallara bağlılığın göstergesi.
Vatikan 'da yaklaşık 1000 kişi yaşıyor...
Castel Sant'AngeloVatikan'dan sonra Piazza di Spagne ve İspanyol merdivenlerine doğru yürüyüşe geçiyoruz. Oldukça uzun bir yol. Tiber nehri kıyısında Castel Sant'Angelo nun karşısından nehir diğer tarafına geçeceğiz. Castel Sant'Angelo bir ortaçağ kalesi. Zamanında hem hapishane hem de papalar için sığınak olmuş. Vatikan sarayı ile Kaleyi bağlayan yer altı koridoru Papaların acil durumda kaçışını sağlıyormuş.
Kalenin hemen önündeki "Ponte San Angelo" köprüsünden geçiyoruz. İspanyol merdivenlerine doğru Tiber nehri boyunca yürüyüşümüz başlıyor.
Tiber nehri kıyısından manzara...
Parlamento binası...
Tasarım, İtalyanların genlerinde var. Bir vitrinde gördüğümüz Patrona Frau koltuk.
Cafe Greco
Via Del Corso'dan Via Del Condotti'ye geçtiğinizde , İspanyol merdivenlerine varmadan önce sağda.Roma'nın en eski cafesi, 1760 'da kurulmuş. Bir fincan espresso için tercih edilecek en iyi yer.


İspanyol Merdivenleri/Spanish Steps
Her zaman kalabalık yerlerden biri de İspanyol merdivenleri.Merdivenler, 1720 'de üst kısımda bulunan Fransız kilisesi ile Piazza Spagna'yı(İspanyol Meydanı) birleştirmek amacıyla yapılmış. Meydan İspanyol büyükelçiliğinin burada olmasından dolayı bu ismi almış.
Bernini'nin babası tarafından yapılan Barcaccia çeşmesi...
Roma 'da Alışveriş/Shopping in RomeVia Del Corso en pahalı , en lüks markaların bulunduğu uzun bir cadde. Mesela 5000 Euroya çanta bulabilirsiniz burada.
Bu cadde üzerinde eğlenceli gösterilere de rastgelebilirsiniz.
Via del Ripetta caddesinde güzel bir mağaza -Camomillo Milano. Aksesuar, çanta, aydınlatma ,dekorasyon ilgili herşey burada ve eğer Hello Kitty'i seviyorsanız, pek çok ürününü burada bulabilirsiniz.
Hediyelikler..
Murrano cam eşyalar ve maskeler...
Rengarenk , şekil şekil makarnalar...Ama satın alırken el yapımı ve doğal olanları tercih edin.
Bartolucci

Bartolucci ,Piezza Pietra 'da yer alan, ahşap ürünler, özellikle pinokyo, satan bir mağaza.Mağazadaki herşey ahşap, geçmişi 1940 'lara dayanıyor ama ilk şubesi 1990 yılında Frederico Bartolucci tarafından kurulmuş ve Avrupanın 15 farklı şehrinde şubeleri var.33 metrelik dünyanın en büyük pinokyosu Bartolucci tarafından yapılmış.
Roma 'da Yemek / Eating in Rome Roma 'da ne yenir sorusunun cevabı pasta ve pizza. Çok fazla restaurant ve çok fazla pasta ve pizza çeşidi var.Pizza ve makarna çeşitlerinin fiyatları 7 euro dan başlıyor. Vatikan çevresindeki restaurantlar daha pahalı.Eğer dikkatli olmazsanız gerçekten çok para verip lezzetsiz bir yemek yiyebilirsiniz. Yukarıdaki fotoğraf bir makarna " Gnocchi Di Farina E Patate" , gerçekten çok sevemedim.Hamur toplarının pişirilip domates sosuyla karıştırılması ile hazırlanmış.
Piazza Navona , İspanyol merdivenleri ve Pantheon arasındaki tüm sokaklar, Campo Di 'Fiori , Trastevere bölgeleri güzel restaurantların bulunduğu yerler.Elindeki menüyle sizi davet eden garsonlardan bilgi alabilirsiniz.
Physalis le hazırlanmış dondurmanın hoş sunumu...

St Paulo'da keşfettiğimiz "İstanbul Kebap " ve sahibi Nizam Susam.Bize nefis focaccia ve çay ile Türk usulü kahvaltılar hazırladı. 10 yıl önce Hatay'dan Roma'ya gelen Nizam Usta burada kendi işini kurmuş ve bir İtalyanla evli. Roma'yı her yerde kuyruk beklemek zorunda olunan bir şehir olarak tanımlıyor.

Roma 'da tarihi bölge dışında görülen , metro üzerinde, köprü, duvarlara çizilmiş graffitiler maalesef bana hiç sevimli gelmedi. Son olarak gördüğünüz gibi benzin istasyonları bizdekilerden oldukça farklı.