YAĞMUR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YAĞMUR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

TUZLU KURABİYE (HARF KURABİYE)



Birdenbire  hadi yazayım dedim. Eski fotoğarfların arasında karşıma çıktı "YAĞMUR"un harflerinden oluşan kurabiye, baktım tarifini de yazmışım.... Bloga yazmama engel hiç birşey yok, başladım yazmaya. 

Gelip geçenleri anlatıp, bahanelerimi yazmayacağım. Pek çoğumuzun olduğu gibi hayat yoğun tempolu. Yağmur 13 aylık oldu.

Bu kurabiyeleri Yağmur'un doğumunda lohusa şerbetimizle birlikte ikram etmek için, isteğim üzerine Münevver Abla yapmıştı, tarif ondan. Hastane misafirlerimizden sonra, evde de gelenlere ikram ettik yine şerbetle. Şerbetin tatlılığını bastıran güzel bir tuzlu olmuştu. Daha sonra evde de tekrar pişti, en son Yağmur'un doğumgünü partisinde, yine Münevver Abla'nın elinden, menümüzdeydi. Bu fotoğraf ise Ocak ayından, Sofra dergisi çekiminden, tarifi de dergiye gönderdiğim için hazırdı. Dergi doğum geleneklerini ben ve Yağmur'la çekmek isteyince, kendi hastane hazırlıklarımı da tekrarlamıştım. Lohusa şerbeti, tuzlu kurabiye, makaronun yanısıra, diş buğdayı ve şeker hamurlu bebek kurabiyeleri yeniden pişmişti mutfağımda.

Hem hastanede, hem evde, hem partimizde tadan herkesten tam puan alan lezzetli ve kolay bayatlamayan kurabiyenin tarifi şöyle;

Malzemeler: (24 adet)

- 250 gr un

- 150 gr tereyağ

- 150 gr eski kaşar peyniri rendesi

- 2 yumurta sarısı

- 1 çorba kaşığı yoğurt


Üzeri için:

- 1 yumurta sarısı

- 1’er çorba kaşığı çörek otu, susam ve haşhaş tohumu


Yapılışı:

Tereyağımızı soğuk olarak ufak parçalara kıyıp, un ile birlikte fazla yumuşamasına izin vermeden ufak kırıntılar olana kadar karıştırıyoruz. Daha sonra kaşar peyniri rendesi, yoğurt ve yumurta sarılarını ekleyerek yoğuruyoruz. Hamurumuzun üzerini kapatarak buzdolabında veya serin bir yerde 30 dakika kadar dinlendiriyoruz. Daha sonra hamurumuzu 3’e bölerek merdane ile 1 cm kalınlığında açıp, kalıplarla keserek tepsiye diziyoruz. Üzerlerine yumurta sarısı sürdükten sonra çörekotu, susam ve haşhaş tohumu karışımından serpiştirip, önceden ısıtılmış 180 derece fırında 25-30 dakika üzeri kızarana kadar pişiriyoruz. Afiyet olsun…

Not: Fotoğraf Sofra Dergisi'nden Erkin Ön tarafından çekilmiştir.

"YAĞMUR'UN DİŞİ ÇIKTI"



Blog sessiz kalırken hayat oldukça hareketli geçiyor. Bir önceki haftasonu kızımın diş buğdayı partisini yaptık. Detaylar çok yakında.....

İLK ANNELER GÜNÜM, LA CUCINA ITALIANA VE PRATİK BİR PEÇETE KATLAMA

anneler günü

Geçtiğimiz pazar anneler günüydü. Sayfa takipçilerimin bildiği gibi benim de ilk anneler günüm... Bu özel günden ufak bir fotoğraf paylaşayım istedim. Bazı şeylerin ilki daha güzel...

Merak edenlere Yağmur 8. ayını doldurdu.

kapak

İkinci olarak yazmak istediğim benim çok sevindiğim bir haber, La Cucina Italiana tekrar yayınlanıyor.

 La Cucina Italiana dergisi 2008 yılında Türkiye'de de yayınlanmaya başlamış ancak 1,5 yıl kadar sonra yayından kalkmıştı. Ayın başında yeniden dergi raflarında görünce çok sevinerek aldım. Sizlere de duyurmak istedim. La Cucina Italiana, İtalyan mutfağının yanısıra, mutfağa dair geliştirici pek çok bilgi içeren keyifli bir dergi, meraklılara tavsiye ederim.

isim kartı

Üçüncü konu ise blogda yeralan son davet sofrasındaki peçete katlamaya dair. Aşağıdaki fotoğrafta ne kadar kolayca yapıldığını görebilirsiniz. Belki bunun da bir katlama olduğunu farketmemiş olabilirsiniz. Ama peçete halkalarını geçirirken rastgele buruşturmak yerine kullanılabilecek pratik bir yöntem. Bu katlamayı peçete halkası yerine ayrıca kurdele ile de yapabilirsiniz.

Keyifli okulamalar ve keyifli sofralar....

peçete

YAĞMUR'UN ANNESİYİM ARTIK....

Yağmur'un DoğumuTam 2,5 aylık oldu minik kızım. Zamanın ne kadar hızlı geçtiğini şimdi daha iyi anlıyorum. Evet biraz geç oldu ama kızımın doğumu için ayrı bir yazı yazmasam olmazdı.

Bu süreçte blogu biraz ihmal ettim ama anne olmak gibi yepyeni, özel ve çok güzel bir deneyimi yaşıyorum ve sorumluluğum var artık. Yeni yeni bebekli hayatı düzene sokmaya başladım, umuyorum bundan sonra daha sık yazacağım.


7 eylül 2011 günü saat 08:16'da doğdu Yağmur, insanın bebeğinin ilk ağlamasını duymasının, varoluşuna şahit olmak kadar özel bir an olduğunu gördüm. Sonraki günlerde ayrı bedenler de uyumu yakalama çabası başladı. Anne sütü verme mücadelem, bebeğin gaz sıkıntıları, ağlama nedenini anlamaya çalışmak, gelişimini izlemek, uykusuzluk derken baktim ki zaman uçmuş, oysa doğum iznine çıkmayı ne kadar heyecanla beklemiş ve ne planlar yapmıştım. Sıkıntıları olsa da keyifli ve heyecanlı günler olarak hatırlayacağım ilerde bu günleri.


Kızımın sağlıkla, sevgiyle, mutlulukla büyümesini diliyorum, Yağmur'um hayatıma getirdiğin sevinç ve renkler tarifsiz....