anne ve bebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anne ve bebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çikolatalı Kek Tarifi


Çikolatalı Kek Tarifi


Malzemeleri;

  • 30 gram çikolata
  • 300 gram tereyağı
  • 300 gram toz şeker
  • 5 yumurta
  • 300 gram un


Yumurtaların sarılarını aklarından ayırın. Çikolatayı küçük parçalara bölüp cam kase içerisine alın. İçi sıcak su dolu bir tencerenin üzerine yerleştirip çikolata eriyene kadar bekletin. Yumuşatılmış tereyağı ve şekerin 2/3′ünü çukur bir kap içerisinde çırpın. Karışımı yumurta sarılarını ekleyin. Unu da yavaşça ilave edip çırpmaya devam edin. Yumurta aklarını kalan şeker ile çırpın. Şekerli yumurta akını kek karışımına ilave edip çok fazla karıştırmadan harmanlayın. Hazırladığınız kek harcını içi yağlanmış dikdörtgen şekilli kek kalıbına dökün. Eritilmiş çikolatayı gelişi güzel kalıptaki karışımın üzerine gezdirin. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında 50 dakika pişirin. Keki soğuyana kadar kalıbın içerisinde bekletin, soğuduktan sonra ters çevirip kalıptan çıkartın. Dilimleyip servis yapın.


Çikolatalı kek hazır afiyet olsun

Bebeğinizi Emzirme Pozisyonları


Bebeğinizi Emzirme Pozisyonları

Emzirme için tek bir ideal pozisyon yoktur yani anne aynı zamanda farklı seferlerde pozisyon değiştirerek o anda en rahat pozisyonu kullanmalıdır. En yaygın pozisyon annenin otururken çocuğu kollarının arasına aldığı pozisyondur. Sırtı dayamanın sırt kaslarını dinlendirme avantajı vardır. Bu kasların kasılması zamanla ağrılara yol açabilir. Ayakların altına konulan bir tabure karın kaslarının serbest kalması olanağını verir. Doğumdan sonraki günlerde ve gece emzirmelerinde, genel olarak anneler çocuğu yatakta yatarken yanlarına koyarak emzirmeyi tercih ederler.


Emzirme sırasında pozisyon değiştirmek veya her emzirmede farklı pozisyon kullanmak, areolanın farklı bölümlerinde uygulanan emme basıncını değiştirerek diğer bölümlerin dinlenmesini sağlar. Seçilen herhangi bir pozisyonda önemli olan (çocuğun göğüsle temasının iyi sağlanabilmesi için) çocuğun göğse götürülmesidir.


Tam tersi doğru değildir; göğsü çocuğa doğru eğmek veya hareket ettirmek değil de kol hareketiyle çocuğu destekleyecek şekilde göğse doğru götürmek gerekir. Yani çocuğun alt dudağı meme ucunun altına gelecek şekilde ve böylelikle çenesi göğse değerek, kafası göğse dönük olacak şekilde pozisyon alınmalıdır. Anne ile çocuğun bedeni iyi bir şekilde desteklenmiş halde birbirine temas ediyor olmalıdır ve vücut hizası, kulak ve omuz aynı seviyede tutularak iyice desteklenmelidir.

Yeni doğan Bebek


Yeni doğan Bebek

Yeni doğan bebeğiniz, dış dünyaya uyum sağlamak için birkaç haftalık bir süreye ihtiyaç duymaktadır .İlk haftada, ne zaman ne yapacağını önceden kestiremezsiniz. Bazı günler daha aktif, bazen sessiz olacaktır.


Yeni doğan bebek neler yapabilir?

Yeni doğan bebek çok ağlayabilir, huzursuzluk gösterebilir

Solunumu düzensiz olabilir

Aksıra bilir, kusabilir

Sık sık irkilebilir

Bebekler birbirine benzemez, her bebeğin farklı karakter özellikleri vardır. Örneğin, bazı bebekler daha sakin, uyumlu olur, gereksinimlerini kolayca tahmin edebilirsiniz. Bazı bebekler ise zordur, beslenme ve uyku saatleri düzensizdir, sakinleştirmek daha zordur.

********************************************************************************

Emzirme

Kendiniz ve bebeğiniz için sakin, rahat bir yer bulun.

Bebeği, kucağınızda yüzü size dönük olacak şekilde tutun

Meme ucunu bebeğin yanak veya alt dudağına değdirip ağzını açmasını sağlayın ve memeye tutturun

Emerken , sadece meme ucu değil, çevresindeki koyu renkli bölüm de bebeğin ağzı içinde olmalıdır. Aksi halde, emme meme başında çatlaklara yol açar ve canınız yanar.

Emzirme bittiğinde, bebek memeden ayrılmıyorsa, ağzına küçük parmağınızı vererek meme başını bebeğin ağzından çıkarın, böyle yapmazsanız canınız yanabilir.

Her emzirmede, bebeğin önce bir taraftaki sütü bitirmesini sağlayın, daha emmek istiyorsa öteki memeden verin.

Yeni doğan bebek, 24 saatte 8-12 defa, yani 2-3 saatte bir , emmek isteyebilir Ama, korkmayın, bu sıklık giderek azalacaktır!

Emziren annenin meme başlarının temizliği için su kullanması yeterli olacaktır.

Emzirmeler arasında, göğüslerden süt akabilir, meme başlarını kuru tutmak için ped kullanmak gerekecektir

*********************************************************************************

Göğüsler şiş ve ağrılı ise ne yapmak gerekir?

Bebeği daha sık emzirin

Ilık bir duş alın veya göğse ılık havlu uygulayın

Göğüste hassasiyet, kızarıklık varsa, grip olmuş gibi hissediyorsanız, doktorunuzu arayın

*********************************************************************************

Gaz Çıkarma

Bebeğin emerken yuttuğu havayı çıkarması, onu rahatlatacaktır. Emzirmenin ortasında ve sonunda gazını çıkarmak uygun olur, çünkü yuttuğu hava bebeği rahatsız ederek daha fazla emmesine engel olabilir.

Gazını çıkarmak için, bebeği omzunuzun üstüne veya kucağınıza yatırın veya kucağınızda oturtun, usulca sırtına vurun veya sırtını okşayın.

Çoğu bebek, gaz çıkarırken emdiğinin bir kısmını da çıkarabilir. Bu gerçek bir kusma değildir, endişe etmeye gerek yoktur. Sadece kendi giysinizi bir mendille korumanız yeterli olacaktır.

*********************************************************************************

Göbeğin Bakımı

Enfeksiyon gelişimini önlemek için göbek kordonunu temiz tutmak gereklidir. Bunun için; her bez değişiminde, alkol veya doktorunuzun önerdiği başka bir antiseptik solüsyona batırılmış bir kulak temizleme çubuğuyla kordonun özellikle tabanını silmelisiniz. Bu işlem, bebeğin canını yakmaz .

Göbek düşene kadar, bebeğin bezini göbek kordonu dışarıda kalacak şekilde aşağıdan bağlayın. Bebeği suya sokarak banyo yaptırmayın, sadece silin.

*********************************************************************************

Alt Bakımı

Yeni doğan bebeğiniz, günde 6-8 bez ıslatabilir ( Neyse ki bu sıklık sonradan azalacaktır ).

Bazı bebekler günde bir kaka yaparken, bazıları her emme sonrası yapacaktır, her ikisi de normaldir.

İlk günlerde koyu yeşil, siyah renkli olan gaita, sonraki günlerde sarı- yeşil, yumuşak kıvamlı bir şekle dönecektir ( Bebeğin yumuşak ve sulu gaita yapması normaldir, ishal anlamına gelmez ) Mama ile beslenen bebekler daha kıvamlı gaita yaparlar.

Bez kirlenince hemen değiştirerek, bebeğinizin altını iyice temizleyerek pişikleri önlemiş olursunuz.

Altında kızarıklık olursa,temizleyerek havada kurutmaya bırakınız. Doktorunuzun önerdiği çinko oksit içeren kremlerden kullanabilirsiniz.

Kız bebeklerde alt temizliğini mutlaka önden arkaya doğru yapın. İlk birkaç hafta beyaz bir akıntı olabilir, bu normaldir.

Erkek bebeklerde, sünnet derisini geriye çekip temizlemeye çalışmayın.

*********************************************************************************

Giyim


Bebeği mevsim koşullarına göre, kendinizin nasıl bir giysiyle rahat edeceğini düşünerek giydirin.

İnce bir tişörtle gezerken,bebeği kışlık battaniyelere sarmayın! Aşırı giydirme ve sarma bebeği huzursuz eder.

Elleri ve ayakları genellikle soğuk olacağından, bebeğin üşüyüp üşümediğini göğüs veya sırtından kontrol edin.

*********************************************************************************

Güvenlik

Yeni doğan bebek bile hareket eder, asla kanepe, alt değiştirme masası gibi bir yerde yalnız bırakmayın. Yanından ayrılacaksanız, ya yatağına koyun ya da bebeği de götürün.

Geniş kenarlı bir şapkayla bebeği güneşten koruyun.

Bebeğin yanında sigara içmeyin, içilmesine izin vermeyin . Sigara içimine maruz kalan bebeklerde, solunum yolu ve kulak enfeksiyonları sıklığı artmaktadır.

Bebek kucağınızdayken veya emzirirken asla sıcak içecekler içmeyin.

Yatırırken yüzüstü yatırmayın.

Başka bir küçük çocukla bebeği yalnız bırakmayın.

Boğulmanın önüne geçmek için bebek yatağında yastık, büyük oyuncak, plastik poşet türü şeyler bulundurmayın.

Araba yolculuklarında bebeğin yaş ve kilosuna uygun araba koltuğu kullanın. Yeni doğan bebeğin rahat etmesi için, kenarlardan rulo yapılmış havlularla destekleyebilirsiniz.Araba hareket halindeyken, ağlayan bebeği sakinleştirmek veya emzirmek için koltuğundan almayın, gerekirse aracı durdurun. Asla bebeği tek başına arabada bırakmayın.

*******************************************************************************

Gelişim

Yeni doğanın beş duyusu günden güne gelişmektedir. Başı büyük ve ağırdır, boyun kasları güçsüzdür, desteklenmesi gerekir.

Yeni doğan Bebeğiniz Neler Yapabilir?

Karın üstü yatarken başını kısa süre kaldırabilir.

Oturtulursa başı düşer.

Yaklaşık 20 cmlik bir mesafeyi görebilir.

En çok yüzlere ve parlak, kontrast renklere bakmayı sever.

Şiddetli sesleri duyar ve irkilir.

Sesinizi duymaktan hoşlanır, konuşarak onu sakinleştirebilirsiniz.

Tat ve koku alır, hisseder.

Annesinin kokusunu tanır.

*********************************************************************************

Bebeğe Destek Olmak İçin Siz Neler Yapabilirsiniz?

Bütün bebekler sevgi ve sıcaklığa gereksinim duyar. Onu kucaklayarak şımarttığınız düşünmeyin! Sık sık kucaklayın, sarın, sevginizi gösterin.Gereksinimlerini zamanında karşılayarak temel güven duygusunu geliştirin. Ağlayınca karşılık gören, sıkıntısı giderilen bebek hayata güvenli bir başlangıç yapacak, öz güven geliştirecektir.

Tutarken elinizle başını destekleyin.

Yüzünüzü görebilmesi için bebeği yakın tutun.

Ona parlak, kontrast renkli cisimler gösterin.

Onunla konuşun, ninniler, şarkılar söyleyin.

*********************************************************************************

Uyku

Bebeklerin uyku düzenleri farklılık gösterir. İlk aylarda genellikle günde 15-18 saati uykuda geçirecektir.

4 saatte 30 dakika kadar uyanık olabilir.

Gece ve gündüz farkını bilmez ( Anne ve babalar için en kötü haber ! )

Zamanla belli bir uyuma ve uyanma düzeni oluşacak, gündüzleri 1-3 saat kadar, geceleri 3-6 saat kadar uyumaya başlayacaktır.

Bebek uyurken yan veya sırtüstü yatırılmalıdır.

Bebek gece sık uyanacağından, annenin de gece gündüz demeden, bebek uyurken, en azından dinlenmeye çalışması iyi olur. Bebeğin uykusu sırasında ev işlerini halletmeye çalışan anne, gece de uykusuz kalırsa bu tempoya dayanması güç olacaktır.

Gece ve gündüzün farkını anlaması için bebeğe destek olun. Gündüz uyanık olduğunda onunla oynayın, konuşun, uyarı vermeye çalışın.Gece ise mümkün olduğunca sessiz, sakin olun, bebeği fazla uyarmayın, onunla oynamayın.

*********************************************************************************

Ağlama

Ağlama bebeğin sizinle iletişim kurma yoludur, buna üzülmeyin, bebekler ağlar çünkü henüz konuşamazlar!

İlk haftalarda bebekler günde 2-3 saat ağlayabilirler.

Hatta, ilk 6-8 hafta boyunca ağlama giderek artar.

Bazı bebekler uykuya dalmadan önce 10-15 dakika ağlarlar.

Farklı nedenlerle farklı ağlamalar olabilir.Zamanla, bunu ayırt etmeye başlayacaksınız. Ancak her ağlamanın da belli bir nedeni olmayabilir, bazen bebek nedensiz de ağlayabilir.

Bebeğin ağlamasına hemen yanıt verirseniz, sizin yanında olduğunuzu bilecektir.Böyle davranarak bebeği şımartmış olmazsınız.

Yeni doğan bebeğiniz ağlayınca; karnını doyurma, altını değiştirme, kucaklayıp sakinleştirme seçeneklerinin hepsini denediyseniz ve halen ağlıyorsa , bir süre yatağına koyup sakinleşmesini bekleyebilirsiniz. Sakinleşene kadar gözlem altında tutmayı unutmayın. Zamanla hangi ağlama da ne yapmak gerektiği konusunda deneyim kazanıp sizden sonra anne- baba olanlara öğüt vermeye bile başlayacaksınız!

Lohusa Şerbeti (kaynar) Tarifi


Lohusa Şerbeti (kaynar) 


Lohusa şerbeti, bir bebek doğduğunda yapılan ve bebek haberini çevreye müjdelemek için eve gelenlere ve komşulara ikram edilen şekerli bir içecek. Kız bebek için yapılan lohusa şerbeti ile erkek bebek için yapılanın, birbirinden farklı olduğu da söyleniyor. İçerik olarak ne fark olduğunu henüz öğrenemedim, ama sunumunda şu farklılık varmış: Bebek erkekse sürahinin boynuna kırmızı kurdele bağlanırmış, bebek kız ise sürahinin boynuna kırmızı tülbent bağlanırmış. Şerbet çok tatlı olduğu için yanında peksimet veya galeta ile ikram edilirmiş. Hem de gümüş zarflı bardaklarda. Ama yanına bisküvi yakıştıranlar da var. Mevsime göre, sıcak veya soğuk içilebilen bir şerbet. Şerbeti içtikten sonra anneye, “Sütün bol olsun!” temennisinde bulunmayı da unutmayın.

Eski adetlerimize göre, lohusaya evin en geniş odasında, yataklık denilen karyolada veya üst üste konularak yükseltilen altı-yedi kat şiltenin üzerinde lohusa yatağı hazırlanırmış. Yatağa atlas veya kadifeden gelin yorganı örtülürmüş. Yatağın yanına mutlaka kese içinde Kur’an-ı Kerim ve parlak ömrü sembolize eden gümüş ayna asılırmış. Bir şişe sarımsak saplanıp, üstü kırmızı gaz boyaması (kırmızı bir tülbent) ile sarılır, sarımsak ve nazar boncukları ile süslenirmiş. Bu sarımsak, 40. gün hamama gidilirken, kapının eşiğinde lohusaya ezdirilerek evin acı görmemesi ve acıların uzaklaştırılması sağlanırmış. Lohusa yatağı yedinci gün toplanırmış. Yatağın kalkacağı gün, mahalle imamı veya ailenin reisi olan yaşlı bir erkek; bebeğin sağ kulağına ezan ve Kelime-i Şahadet, sol kulağına da Besmele ile üç defa ismini okurmuş.

Biliyorsunuz, şerbet için, kırmızı renkli bir şeker kullanılıyor. İçine gıda boyası ve biraz tarçın-karanfil karıştırılan toz şeker esaslı bu şekeri, aktarlarda bulabilirsiniz.



Lohusa Şerbeti (kaynar) Tarifi 



Malzemeler;


  • Yarım kilo lohusa şekeri
  • 5 su bardağı toz şeker
  • 20 su bardağı su
  • 2 adet çubuk tarçın
  • 7-8 adet kuru karanfil


Lohusa şekeri, toz şeker ve suyu geniş bir tencereye alın.

Orta ateşte tüm şeker eriyene kadar kaynatın, şeker eridikten sonra yaklaşık 20 dk daha kısık ateşte şerbeti kaynatın.

Bir parça tülbentin içine çubuk tarçın ve karanfilleri koyarak ağzını bağlayın.

Kaynamakta olan şerbetin içine bu küçük paketi atın ve şerbeti 15 dakika daha kaynatın.

Kaynaya şerbetin altını kapatın ve soğuduğunda sürahilere doldurarak buzdolabına alın.

Eğer tatlı gelirse biraz soğuk su ile sulandırabilirsiniz.



Yeni Doğum Yapan Annenin Bakımı, Bebeği Emzirmek


Yeni Doğum Yapan Annenin Bakımı

Yeni doğan Bebeği ilk Emzirme Çabası; ilk başta bazı problemlerle karşılaşsanız da endişelenmeyin; emzirme iyi gittiğinde kendinizi dünyanın en gururlu annesi gibi hissedeceksiniz.

Bebeğinizle birlikte, yeni bir beceri kazanmaya çalıştığınızı unutmayın. Emzirme sanatını mükemmel uygulamanız zaman ve sabır gerektirir
Duygularınız

Doğumu takip eden ilk haftalarda o kadar yorgun ve duygusal olursunuz ki, sıradan problemler karşısında bile ezilebilirsiniz. Bebeğinizi birkaç saatte bir beslemeniz gerekir, bu yüzden onu beslemekten başka bir şey yapmıyormuşsunuz hissine kapılabilirsiniz.

Sabırlı olmaya gayret edin. Bebeğiniz süt emmeyi daha iyi öğrendikçe, öğünlerinin arasındaki süre de uzayacaktır, iki aylık oluncaya kadar dört saatte bir beslenmeye alışacaktır. Bu arada emzirmeye ayrılan saatler bebeğinizi tanımak, onunla derin bağlar kurmak için faydalanacağınız ideal fırsatlardır.
Bebeğin Memeyi reddetmesi

Bebeklerin memeyi reddetmelerinin pek çok nedeni olabilir. Birçoğu da kolayca çözülebilir.

♦ Göğüsleriniz çok fazla şişip dolmuş olabilir, ağrıyıp sertleşebilir. Bu da bebeğinizin memeyi almasını güçleştirir. Bir havluyu ısıtıp göğüslerinizin üzerine koyarak ya da sıcak bir banyo yaparak göğüslerinizi rahatlatabilirsiniz. Biraz süt sağmayı denemeniz de faydalı olabilir.

♦ Sütünüz onun tıkanmasına sebep olacak kadar hızlı geliyor olabilir. Basıncı almak ve sütünüzün akışını yavaşlatmak için göğüslerinizden biraz süt sağabilirsiniz. Devamını Okuyun »

Yeni doğan Bebeğinizi Emzirmek


Emzirmek, bebeğinizle aranızda kuvvetli bir bağ oluşturacak ve sizi derinlemesine tatmin edecek bir deneyimdir. Bununla birlikte onu nasıl emzireceğinizi öğrenmek ikiniz için de pratik gerektirir. Ne kadar çok emzirirseniz, o kadar çabuk alışırsınız.


İyi Bir Başlangıç Yapın

Siz onu emzirirken bebeğiniz, size yakın olmaktan, sizin sıcaklığınızı, teninizin temasını hissetmekten ve kalbinizin sesini dinlemekten mutluluk duyar.

Emzirmek bebeğinize iyi gelir, çünkü sütünüz ona verilebilecek en faydalı gıdaları sunar. Anne sütü gelişen bebeğinizin ihtiyacı olan tüm gıdaları, gereken miktarlarda alabilmesi için biçilmiş kaftandır. Anne sütü aynı zamanda içerdiği antikorlar sayesinde bebeğinizi enfeksiyonlara ve hastalıklara karşı da korur. Astım, egzama gibi alerjiyle ilintili durumlara ve solunum problemlerine karşı da ayrıca koruyucudur.
İşe Koyulmak

Başlangıçta göğüsleriniz kolostrum adı verilen duru, altın sarısı bir sıvı üretir. Kolostrum bebeğinizin sindirim sisteminin çalışmaya başlamasını sağlar ve onu enfeksiyonlara karşı korur. Birkaç gün sonra ise göğüslerinizden süt gelmeye başlayacaktır.

♦ Rahat bir pozisyon seçin: Bebeğinizi oturarak ya da uzanarak besleyebilirsiniz. Bebeğinizin başını, gövdesini ve poposunu, ayrıca kendi sırtınızı ve kollarınızı desteklemek için ise yastıklardan faydalanabilirsiniz.
Onu beslenmeye hazırlamak

Bebeğinizin yanağını ya da ağzının yakınlarını parmağınızla okşamanız, onun beslenmeye hazır bir şekilde ağzını kocaman açmasını sağlayacaktır.
Bebeğin Memeyi Alması

Bebeğinizin memeyi doğru bir biçimde almasına yardımcı olmak, başarılı bir emzirmenin anahtarıdır. Yanağını parmağınızla okşayarak, ağzını kocaman açmasını sağlayın. Göğüs ucunuzu damağına doğru hedefleyerek, onu yönlendirin. Ağzını dolduracak pozisyonu bulduğunda, dudaklarını sıkıca kapatıp oraya kenetlenecektir.

Göğüs ucunuzun tamamını, areolanın (göğüs ucunuzu çevreleyen koyu renk halka) ise büyük bir kısmını ağzına alacaktır. Aksi takdirde, göğüs ucunuzu çekerek acıtabilir. Eğer bebeğinizin pozisyonundan emin değilseniz, göğsünüzü ondan alarak tekrar deneyin.


Beslenme hareketi
Bebeğiniz göğüs ucunuzu damacıyla sıkıştırıp emerek göğsünüzden süt çeker.


Rahat bir pozisyon bulmak
Emzirirken sizin için en rahat pozisyonu kendiniz bulacaksınız. Bazı anneler, bebeklerini yastıklara yatırarak emzirmenin, bebeği memeye yaklaştırma açısından kolaylık sağladığını düşünüyor. Bir duvara ya da sandalyeye yaslanmak da sırtınızı desteklemenize yardımcı olur. Devamını Okuyun »


Yeni doğan Bebeğinizi Tanıyın!
Bebeğiniz minicik ve narin görünmesine rağmen sandığınızdan çok daha dayanıklı ve sağlamdır. Onu incitmeden kucaklamayı öğrenmeniz ve bu konuda kendinize güvenmeniz, onunla yakın fiziksel temas kurmaktan keyif almanıza yardımcı olur. Bu da, bebeğinizi tanımaya başlamanızın en etkili yoludur.


İlk Günler; 
Onu kanımızda taşıdığınız aylar boyunca, meraklanıp onun için kaygılandınız. îştc sonunda o artık sizin kollarınızda.
Onunla geçireceğiniz ilk günler, siz ve eşiniz için duygu dolu günler olacaktır. Çok farklı, yoğun duygular yaşayabilirsiniz. Örneğin:

♦ dünyaya getirdiğiniz minik insana karşı inanılmaz bir hayranlık ve gurur duygusu.

♦ doğum süreci ve uykusuz gecelerin neden olduğu ezici bir tükenmişlik duygusu

♦bebeğinizin ağladığında, kendiniz ağlıyormuşsunuz gibi hissetmenize sebep olacak kadar yoğun bir yakınlık duygusu.

♦ vücudunuzda oluşan hormonsal değişimler yüzünden aklınızın karışması ve ağlama isteği.

Yeni doğan bebeğinizi tanımaya başladıkça, duygularınız da oturmaya başlar. Bebeğinizi tanımanın, onunla bağ kurmanın en keyif verici yollarından biri de fiziksel temastır. Ona dokunun, kucaklayın, okşayın, tenini teninizde hissedin.
Onu tutmak ve ona dokunmak

Bebeğinize daima, sakin ve sessizce  yaklaşın. Ona dokunmadan önce, sesiniz veya göz temasınızla varlığınızı hissettirin. Yeni doğmuş bebeğinizi kucaklarken göstereceğiniz nezaket ve özen, sevginizi ona iletir ve o kollarınıza gömülmeye bayılır.

Başını çok az kontrol edebilir, onu tutarken ensesinden desteklemezseniz, başı geriye doğru rahatsız bir biçimde düşer. Böylesi bir durumda bebeğiniz kendisini düşecekmiş gibi hisseder ve bütün vücudu korkudan sarsılır. Buna sıçrama ya da Moro Refleksi denir. Bebeğinizi kucaklarken, başını olması gerektiği gibi desteklerseniz, kendisini emin ellerde ve güvende hisseder. Bebeğinizin başını asla sallayıp sarsmayınız.

♦ Bebeğinizi alırken bir elinizi ensesine ve başının altına kaydırıp diğer elinizle de poposundan destekleyerek nazikçe kendinize doğru kaldırmalısınız. Ya da bir kolunuzla sırtını ve ensesini destekleyip başını avcunuzun içine yerleştirebilir, diğer elinizle sırtından tutup kaldırabilirsiniz.

♦ Onu taşırken ya bir kolunuzun kavisine yatırıp diğeriyle sırtını ve  poposunu destekleyin ya da bir elinizle başını ve sırtını destekleyerek, başı omzunuzda olacak şekilde nazikçe göğsünüzde tutun. Ku konuda kendinize  güvenmeye başladıktan sonra, henüz  minikken onu tek elle bile taşıyabilirsiniz.

Yeni doğan bebeğinizi nasıl tutmalısınız?

Bu büyük baba, bir elini ensesinin ve başının altına kaydırarak, diğer eliyle de sırtının altından ve poposundan tutarak torununu alıyor ve yavaşça kendisine doğru kaldırıyor. Bebeği karyolasına yatırırken, bir eliyle bebeğin başını desteklediğinden emin olarak, diğeriyle de vücudunun alt kısmını tutuyor.
Çiçeği Burnunda Babalar

Babalar için ebeveyn olmak, annelerin kin den farklı olsa da, onlarınki kadar yoğun ve duygusal bir deneyimdir.

Çiçeği burnunda babalar bebekleri için müthiş bir sorumluluk duygusu ve onu tehlikelerden koruma kaygısının yanı sıra, derin bir şefkat de hissederler. Bazen kendilerini dışlanmış hissedebilir veya bebeğe gösterilen ilgi karşısında kıskançlığa kapılabilirler.

Yeni doğmuş bebekleriyle vakit geçirmeleri, yaptıkları yalnızca onu yatıştırmak, giydirmek, altını değiştirmek, kucaklamak veya okşamak bile Olsa, taze babalar için çok önemlidir. Bu durum onların doğal kaygılarının yatışmasını sağlar, bebekleriyle yakınlık ve içtenlik duymaya başlarlar.


Bebeğinizi giydirmek

Minicik bir bebeği rahatsız etmeden giydirmek resmen sanattır. Fakat çabucak bunun ustası olacaksınız. Acele etmemeye gayret ederek, onunla yatıştırıcı bir tonda konuşun. Siz sakin davranırsanız, o da kendisini rahat hissedecektir.

♦ Bebeğinizi düz bir zemine yaydığınız yumuşak bir havlu üzerine yatırın. Bebeğinizi asla yalnız başına bırakmayın, özellikle de giydirdiğiniz alan yerden yüksekte ise. Kolayca giydirip çıkarabileceğiniz giysileri tercih edin.

♦ Giysisinin yakasını, bebeğinizin başından nazikçe geçirmeden önce, iyice esneterek açın.

♦ Bebeğinizin kolunu giysilere sokmak yerine giysisinin kolunu elinize geçirerek bebeğinizin koluna ulaştıktan sonra, giysiyi geri çekin.

Bebeğinizin Biberon Temizliği ve Maması


Biberon Temizliği ve Mama Hazırlanması

Biberonda mama hazırlarken her zaman üreticinin talimatlarına uyun. Toz mama ve su oranı bebeğinize en uygun besleyicilik düzeyinde olabilmesi için dikkatle hesaplanmıştır. Bir veya bir grup biberonu aynı anda hazırlayabilirsiniz. Önceden hazırlamış olduğunuz mamayı kullanacağınız zamana kadar buzdolabında tutabilirsiniz (24 saat sonra Hala tüketilmemiş ise atın).

♦ İhtiyacınız olan her şeyi bir arada tutun: Bunlar, biberonlar, emzik ve kapaklar, plastik bir bıçak, hazır mama kutusundan çıkan ölçek, huni, sürahi gibi eşyalar olabilir.

♦ Yeni kaynatılıp soğutulmuş su kullanın (Biberon veya biberon grubunu hazırlarken her defasında su kaynatasını yeniden doldurun). Doğru su miktarını sterilize etmiş olduğunuz biberonun içine koyun.

♦ Kutudan çıkan ölçeği belirtilen miktarda hazır mama tozuyla silme doldurabilmek için bir bıçak yardımıyla sıyırın.

♦ Hazır mama tozunu suya ekleyin.

♦ Biberonun emziğini takın ve mama tozu suyun içinde tamamen çözülünceye kadar çalkalayın. Hazırlandığı zaman Hala sıcak olduğu durumlarda, buzdolabının içinde gerilere doğru (kapağa değil) yerleştirerek çabucak ısıtın.


Biberon Temizliği

Bebeğinizin hasta olmasını önlemek için, süt kalıntılarının oluşturabileceği bakterileri yok etmek üzere, biberonları kullandıktan sonra, her defasında yıkayıp dezenfekte etmelisiniz. Suyla çalkaladıktan sonra, biberonları ve biberon emziklerini ayrı ayrı yıkayınız. Biberonun içinde süt kalıntısı olmadığından emin olabilmek için, yıkarken fırça kullanınız. Emziği ters çevirerek tıkalı olup olmadığını kontrol ediniz. Temiz suyla tekrar duruladıktan sonra, şişeyi ve emziği aşağıdaki yöntemlerden birini kullanarak dezenfekte ediniz:


Biberonla Beslenme

Bebeğinizi herhangi bir sebeple anne sütüyle besle yemediğiniz için biberon kullanmak zorundaysanız günümüzün hazır mamalarının anne sütüne olabildiğince yakın üretildiğini bilmeniz sizi rahatlatacaktır. Bir düzen kurar ve güvenliği aklınızdan çıkarmazsanız, bebeğinizi biberonla beslemek de en az emzirmek kadar keyifli bir deneyim haline gelecektir. Bebeğinizi biberonla besleme bebek bakımı nın en önemli adımlarındandır.
Sevgiyle Beslenme

Bebeğiniz biberonun dan beslenirken, onu kucağınızda tutup gözlerinin içine bakarak, ona sakinleştirici sözler söylemeniz, birbirinize yakınlaşıp bağlanmanıza yardımcı olur.
Biberonla beslenmeyi sevgiyi yaşamak için bir fırsata dönüştürün:

♦ Yakın olun. Bebeğinizi biberonla beslerken, tişörtünüzü açarak ya da yukarı kaldırarak onu göğsünüzün yakınında tutarsanız, kurduğunuz bu tensel temastan keyif alabilirsiniz.

♦ Onu ağzına dayanmış bir biberonla asla yalnız bırakmayın. Böyle bir davranış bebeğinizin boğulmasına sebep olabilir. Ayrıca bebeğiniz, beslenmeye ihtiyaç duyduğu kadar, sizin şefkatinize de ihtiyaç duyar.

♦ Doyduğu zaman durmasını bilin. Bebeğiniz ne zaman duracağını bilir. Onu biberonunu bitirmeye zorlamayın.
Biberonla besleme teknikleri

♦ Sütü bebeğinize vermeden önce ısıtın. Biberonu sıcak musluk suyu altında tutabilir ya da sıcak su dolu bir tasa oturtabilirsiniz. Mikrodalga fırın kullanmayın. Isıttığınız mamadan birkaç damla bileğinizin içine damlatarak, çok sıcak değil ama ılık olduğunu kontrol edin.

♦ Biberonu, emziği sütle dolacak şekilde eğik tutun ki, bebeğiniz hava yutmasın.

♦ Bebeğinizi kollarınızda hafifçe eğik tutun. Eğer düz yatarsa, sütü yutmakta zorlanabilir veya tıkanabilir.

♦ Doyduğu zaman onu kaldırın. Yuttuğu havayı çıkarabilmesine yardımcı olmak için, omzunuza kovarak veya kucağınıza oturtarak sırtına tatlı tatlı vurun.,
Onu günde kaç kez beslemeli?

Bebeğinizi ister emzirin ister biberonla besleyin, yapmanız gereken her aç göründüğünde ona memenizi ya da biberonu sunmak ve kaç kez yediğini dert etmemektir. Hazır mamayla beslenen bebek, anne sütüyle beslenen bebekten daha uzun süre tok kalacaktır.

Onu her üç-dört saatte bir besleyebilirsiniz. Yine de bazı bebekler, daha az miktarda ama daha sık beslenmek de isteyebilirler.


Kendi sütünüz

Bebek doğduktan sonra birkaç gün için dahi olsa sadece anne sütü ile  beslemek bile, ona iyi bir başlangıç yapma imkanı sağlar. Vücudunuzun ürettiği ilk süt  olan “kolostrum”u alan
bebeğiniz, hayatının ilk 72 saati  boyunca onu enfeksiyonlara karşı koruyacak olan önemli besinlerle donatılmıştır.

Emzir seniz de, emzir-meseniz de doğum yaptıktan iki-üç gün sonra göğüsleriniz sütle dolar. Bu durum sizi rahatsız edebilir ama, kalıcı değildir. Eğer emzirmez-seniz sütünüz birkaç gün içinde kesilir.

Bu süre içinde rahatsızlığınızı azaltmak için yapabilecekleriniz şunlardır:

♦ sıcak duş alabilir veya göğüslerinizi sıcak suyla ıslata bilirsiniz.
♦ basıncı azaltmak için göğüslerinizi sıkarak birkaç damla süt çıkarabilirsiniz.
♦ göğüslerinizin üzerine buz torbası kovabilirsiniz.
♦ üzerinize tam uyan destekleyici bir sutyen giyebilirsiniz.


Meme ve biberon

Sütünüz düzenli olarak geliyorsa ve bulunduğunuz koşullar uygunsa biberon kullanmak yerine kendi göğsünüzden emzirmeyi tercih edin. Bu aranızda güçlü bir bağ kurulmasını sağlayacaktır. Bazı anneler zorunlu kaldıkları için bebeklerini hazır mamayla tanıştırmayı isteyebilirler. Meme ve biberonla beslemeyi bir arada yürütmek istemenizin de birçok sebebi
olabilir:

♦ İşe dönmeyi planlıyorsanız, siz  yokken bebeği besleyecek bir bakıcıya  İhtiyaç duyabilirsiniz.
Biberon kullanmak eşinizin de bebeğinizi beslemeye yardımcı olabilmesi anlamına gelir.

♦ Süt kanalınız tıkalı olabilir veya göğüs uçlarınız acıması nedeniyle bir süre göğsünüzü dinlendirmek isteyebilirsiniz.

Emzirmekte olduğunuz bebeğinizi biberonla tanıştırmak için uygun zaman 6. haftadan sonrasıdır. Bu dönemde göğüslerinizin süt salgılama düzeni oturmuş olur; bebeğiniz de ‘göğüs ucu karmaşasından daha az sıkıntı çeker. Göğüs uçları ve biberon emzikleri farklı emme teknikleri gerektirir. Memeyi bırakmak için üç ayı fazla geçirmeyin. Daha büyük bir bebeği biberona alıştırmak zor olabilir çünkü daha büyük bebeklerin çoğu yumuşak sıcak bir göğsü kauçuk bir emziğe tercih ederler.

Bazı anneler hazırlık gerektirmediği için sabahları emzirmeyi tercih ederler. Akşamları bebeğe banyo yaptırdıktan sonra ve onu uyutmadan önce emzirmek sizi birbirinize yaklaştırır. biberonla beslemek genellikle gün içinde daha işlevsel olur. Başka bir seçenek ise, meme ve biberonu sıra ile vermektir.

Biberona geçtiğiniz zaman, önceleri, yeni emzirme düzeninize uyum sağlayıncaya kadar göğüslerinizde doluluk hissedebilirsiniz. Bu uyum aşamalı olarak gerçekleşir ve birkaç gün sonra kendinizi daha rahat hissedersiniz.

Bebeğinizin Cildi İçin


                                                                                                        Bebeğinizin Cilt Bakımı

Yeni doğmuş bebeğinizin cildi esnek ve yumuşak görünür ama aynı zamanda çok hassastır ve özel ilgi ister. Bebeğinizin cildine bakım yapmak (günlük temizliğinin ya da bebek masajının bir parçası olarak) her ikiniz için de faydalı olacaktır.

Bebeğinizin cildi epeyce narindir ve bir çocuğun ya da yetişkininkinden farklı olarak kolayca zarar görebilir. Kurumaya ve tahriş olmaya
eğilimlidir.

Ayrıca gözenekleri henüz etkili bir biçimde çalışmadığından, kolayca sivilcelerinden  Bunlar bebeğinizin güzelliğini bozmakla birlikte, çoğunlukla zararsız olup tedavi gerektirmezler.
Bebeğinizin cildinde görülebilecekler

Birçok yeni doğmuş bebeğin ilk günlerde veya haftalarda sivilceleri veya döküntüleri vardır.

♦ Milia (Yeni doğan egzaması): Bunlar, genellikle yüzde, özellikle burun ve çenede görülen minik, beyaz sivilcelerdir. Kaşıntılı olmadıklarından bebeğinizi rahatsız etmezler. Ter bezlerinin gelişimlerini tam olarak tamamlamamaları sonucu oluşurlar. Zaman içinde kaybolurlar ve tedavi gerektirmezler.

♦ İsilik: Eğer bebeğinizin cildi çok fazla ısınırsa, yüzünde ve vücudunun üst kısmında küçük kırmızı lekeler çıkabilir. Odanın sıcaklığını kontrol edin ve bebeğinizin üzerine çok fazla battaniye örtmediğiniz den emin olun.

♦ Yeni doğan ürtikeri (Kurdeşen): Bebeğinizin vücudunun çeşitli yerlerinde görülen, ortalarında beyaz uçları olan kırmızı döküntüleridir  Bunlar da, zaman içinde tedavi gerektirmeksizin geçmelerine rağmen, bazen daha ciddi sivilcelerle karıştırıla bilirler. Bu yüzden bunları doktorunuza ya da bir sağlık uzmanına gösterin.

♦ Soyulma: İlk günlerde, bebeğinizin cildinin -özellikle de avuç içleri, ayak tabanları ve ayak bileklerinin- hafifçe soyulduğunu görebilirsiniz. Bu gayet normaldir. Özellikle de bebeğiniz biraz geç doğduysa. Birkaç gün içinde bu soyulmalar da yok olacaktır.

♦ Konak: İki haftalıktan bir yaşa kadar bazı bebeklerin kafa derilerinde minik
Ona bakmak ve bağlanmak

Bebeğinizin cildinin bakımını yapmak, ikinize de birbirinize dokunmanın keyfini yaşatacak ve birbirinizle derin duygusal bağlar kurmanıza
yardımcı olacaktır.

Kabukçuklar oluşur. Bunlar kaşlara ve kulak arkalarına da yayılabilirler. Geceleri az bir miktar bebek yağıyla cildine masaj yapmanız kabukları yumuşatacaktır. Ertesi sabah
bebeğinizin saçını, yumuşak bir bebek şampuanıyla yıkamanız, kabukların büyük bir kısmının ortadan kaybolmasını sağlar.

♦ Bez bölgesinde pişik: İdrardaki amonyak veya diğer kimyasalların bebeğinizin cildini tahriş etmeleri sonucu oluşur. Hassasiyet gözlediğiniz andan itibaren, poposunu ince bir koruyucu krem tabakasıyla kapladığınız dan emin olun

♦ Cilt kuruması: Bebeğinizin cildinin çok fazla kurumasını önlemek için ev ortamınızdaki nemin ve sıcaklığın çok az ya da fazla olup olmadığından emin olun ve dışarı çıktığınız zaman bebeğinizi rüzgardan koruyun. Eğer cildi çok fazla kuruyorsa, o zaman özel olarak üretilmiş nemlendirici kremleri Devamını Okuyun »

Yani Doğan Bebekle İlgili Bazı Bilgiler


YENİ DOĞAN BEBEĞİN BANYOSU NASIL YAPTIRILIR

Yeni doğan bir bebeği yıkamak ilk başlarda karmaşık gelebilir. Eğer yanınızda tecrübeli biri varsa, bebeğin ilk temizliğini ve banyosunu bu kişiyle birlikte yapmanız size tecrübe ve güven kazandıracaktır.

Yeni doğmuş bebeğinizi karnı çok aç veya çok tok değilken banyo yaptırabilirsiniz. Banyo bebeğinizin rahatlamasına ve gevşemesine yardımcı olur. Halk arasında bilindiği gibi banyonun bebeğin gelişmesine bir katkısı yoktur. Sadece sağlıklı bir bebeğin temizliğe ihtiyacı vardır.

Başlangıçta birkaç gün arayla yaptırdığınız banyo bebeğinizin suya yavaş yavaş alışmasını sağlar. Bebeğinizin göbek bağı düştükten sonra küvet banyosunu rahatlıkla yaptırabilirsiniz. Bebeğinizi canını acıtmadan, onunla konuşarak, suyun sıcaklığını iyi ayarlayarak banyo yaptırmayı başarabilirseniz, bu olay hem sizin için hem de bebeğiniz için oldukça keyifli bir hal alacaktır. Çoğu bebek suyu sever fakat bazıları bizlerin yaptığı hatalar yüzünden suyun içine girdiğinde avazı çıktığı kadar bağırabilir. Eğer bebeğiniz banyo yapmayı seviyorsa, üşüteceğinden de korkmuyorsanız onu her gün banyo yaptırabilirsiniz. Yoksa haftada 2-3 gün banyo yapması yeterlidir. Derisi kuru olan ve deri çatlaklarına eğilimi olan bebekleri her gün banyo yaptırmamak gerekir.

BANYO YAPTIRIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN KURALLAR


  •  Yeni doğan bebekler küçük bir küvette veya leğende yıkanmalıdır.
  •  Bebeğinizin banyosunu yaptırırken stressiz olduğunuz bir zaman seçilmelidir.
  •  Banyo yaptıracağınız yerin sıcaklığı 23-25 derece arasında olmalıdır.
  •  Banyoyu ısıtmanız mümkün değilse, taşınabilir küveti ya da leğeni evinizin en uygun köşesine götürüp, bebeğinizi orada yıkamalısınız.
  •  Bebeğinizi yıkamaya başlamadan önce küvetine ya da leğenine su doldurup, suyun sıcaklığını dirseğinizle kontrol edin. Dirseğiniz sıcaklığa dayanabiliyorsa bebeğinizin yıkanacağı suyun hazır olduğunu gösterir.
  •  Bebeğinizi yıkarken onunla konuşun, gülümseyin. Banyoyu sevip sevmemesi size bağlıdır. Kollarını ve bacaklarını çırpmasına izin verin. Ağzına ve burnuna su kaçırmamaya özen gösterin.
  •  Bebeğinizi banyoda çok uzun süre tutmayın. Küçük bebekler vücut ısılarını ayarlayamadıkları için hemen üşütebilir. 3 ile 5 dakika arasında bebeğinizi banyodan çıkarmaya dikkat edin.
  •  Banyo suyunun sıcaklığı yaklaşık 37 derece olmalıdır.
  •  Bebeği huylandır mamak için önce vücudu, sonra başı yıkanabilir.
  •  İlk haftalarda bebekler derilerindeki doğal yağa ihtiyaç duydukları için vücutlarını yıkarken sabun kullanmayın. Yaklaşık 1 ay sonra sabun kullanmaya başlayabilirsiniz.
  •  Yeni doğan bebeklerin vücudu kaygan olduğu için düşürmemeye dikkat edin. Fakat çok fazla titizlenmeye gerek olmadığını da hatırlatmak gerekir. Çünkü bebekler çok hassas oldukları gibi, travmalara büyüklerden daha dayanıklıdırlar.
  •  Sık banyo yapmak bebeğin iklim şartlarına uyum sağlamasını kolaylaştırır. Seyrek banyo yapan çocuklar, daha fazla terleyip, daha sık hasta olurlar.
  •  Unutmayın ki bebeğinizi ne şekilde banyo yaptıracağınız konusunda zamanla tecrübelerinizle birlikte teknikler geliştireceksiniz. Size en rahat ve en uygun olan bir şekilde bebeğinizi yıkayacaksınız. Bunun için bir kural yoktur. Sadece yukarıda yazılı olan püf noktalarına dikkat etmek gerekir.


BEBEĞİNİZİ YIKARKEN ALINMASI GEREKEN GÜVENLİK ÖNLEMLERİ

  •  Büyüklerin küvetinde banyo yaptırıyorsanız, kaymaması için lastik minder koymayı asla ihmal etmeyin.
  •  Küvetin suyunu ayarlarken bebeğiniz küvette olduğu halde kaynar suyu açmayın, ayrı bir yerde suyu ılıklaştırın.
  •  Bebeğinizi banyoda 1 saniye bile olsa yalnız bırakmayın. Telefon veya kapı çalarsa cevap vermeyin.



BEBEĞİN TIRNAKLARI NE ZAMAN KESİLMELİDİR?

Hareketleri oldukça hızlı olan bebeklerin tırnaklarını kesmek ustalık isteyen bir iştir. Yeni doğmuş bebeğinizin tırnakları uzunsa hemen kesilmelidir. Tırnak kesmenin bebeğiniz için hiçbir sakıncası yoktur. Sadece çok dikkatli hareket etmek gerekir.

Bebeğinizi yıkadıktan sonra, tırnakları yumuşadığında kesmek daha kolaydır. Bu işlemi yaparken etini kesmekten korkuyorsanız, bebeğinizin uyuduğunda tırnaklarını kesmeyi deneyin. Özellikle de yarı uyur ya da tam uyur pozisyondayken tırnak kesmeye başlarsanız, daha başarılı olursunuz.
Yuvarlak uçlu, bebekler için özel yapılmış küçük tırnak makasları kullanmak gerekir. El tırnakları yuvarlak, ayak tırnakları düz kesilmelidir.

YENİ DOĞAN BEBEKLER NASIL GİYDİRİLMELİ?

Bebeğinizin bulunduğu odanın sıcaklığı 24-25 derece olmalıdır. Yeni doğan bebekler ilk günlerde kilo kaybettikleri için üşümeye biraz daha meyilli olabilirler. 5 ve 6. aylarda bebeklerde kansızlık görülebilir. Penye bir badi, tulum, üzerine bir yelek, süveter ya da ince bir hırka giydirmek çoğu zaman yeterlidir.

Uyurken üzerine bir battaniye örtülebilir. 24-25 derecelik bir oda sıcaklığında bebeği sarıp sarmalamak ona rahatsızlık vererek, terletir. Yaz aylarında doğan bebekler çıplak olabilirler fakat ayaklarını ve ellerini sıcak tutmak çok önemlidir.

BEBEKLER NEDEN BAŞLARINDAN FAZLA ISI KAYBEDER?

Yetişkinlerde baş 10/7 oranında, bebeklerde ise ¼ oranındadır. Yani bebeklerin başı vücutlarına göre daha büyüktür. Vücudu sarıp sarmalarken, kafa her zaman dışarıda kalır.

Bu durum, yüzeysel olarak kafanın daha büyük ve açıkta olmasıyla ilgili bir şeydir. Kafanın dokusundan kaynaklanan bir problem yoktur. Bir şapka giydirilirse sorun ortadan kalkar.

Çalışan Anneler İçin Faydalı Bilgiler


Çalışan annelerin ortak sıkıntılarından biri de çocuklarının beslenmesidir.  Çalışan anneler bebeklerine yeterince zaman ayıramadıklarını üzüntüsünü akşam eve gidinceye kadar içlerinde taşır.

Çalışan anne, bütün gün bebeğinden ayrı kalmanın vicdan azabıyla, çocuğuna bazı konularda özellikle de beslenme konusunda oldukça ısrarlı ve stresli davranabiliyor. Gün boyu aile büyükleri ya da bakıcısı tarafından bakımıyla ilgilenilen bebek ise, annesi eve gelince kendini bir yemek savaşının ortasında bulabiliyor.

Eğer çocuğa zorla yemek yedirmeye çalışırsanız bunun kaçınılmaz sonucuna hazırlıklı olmalısınız.

Unutmayın ki “Her zaman bebek kazanır“…

Bebek beslenmesinde en sık yapılan üç hata ise şunlardır:

- Bebek tombul olmalı
- Son lokmaya kadar yemeli
- Sık sık yemeli

Biz biliyoruz ki “Tüm anneler (özellikle de Türk anneler) tombul, gürbüz bebeklere sahip olmak ister. Birbirleriyle de en çok bebeklerinin yemediği, az yediği, iştahsız olduğu üzerine konuşurlar. Özellikle de çalışan anneler eve geldiklerinde bebeklerinin yemek yemesi konusunda ısrarcı davranıp, sürekli olarak yemesiyle uğraşmaktadır. Tüm bunların sonunda da bebekler ya da çocuklar doktora götürülüp, ‘çocuğum kusmaya başladı’ denir”.

Suçluluk duygusu ile karışık sofrada yaşanan bu problemleri, birkaç çözüm önerisi ve bazı pratik püf noktalarını bilerek aşabilirsiniz. Vereceğimiz bilgilerin hepsi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı sayın Dr. Sibel Kılıçaslan tarafından kontrol edilmiş ve onaylanmıştır. İçiniz rahat olsun

Bebek için en iyisi tabi ki “Anne Sütü”:
En baştan başlayalım. Hepimizin de bildiği gibi bebekler için en ideal ve sağlıklı besin anne sütüdür. Doğumdan sonra ilk altı ay boyunca anne sütü bebeğin bütün besinsel ihtiyaçlarını karşılar. Bu nedenle ilk altı ay bebeğe sadece anne sütü verilmelidir. İş yerlerinden bu süre boyunca uzak kalamayacak anneler, pompa kullanarak bebeklerinin onlar evde yokken de sağlıklı beslenmesini sağlayabilirler.

Peki sağılmış anne sütü ne kadar süreyle saklanabilir?
Bu, sütün hangi koşulda saklandığına bağlıdır. Anne sütü; oda sıcaklığında 4-6 saat, buzdolabının alt kısmında 24 saat, derin dondurucuda ise 6 ay güvenle saklanabilir. Bu süreden sonra mutlaka dökülmeli ve bebek için yenisi sağıl malıdır  Bu arada bir hatırlatma, sütü sakladığınız biberonun ucunda emziği olmadan, biberonun özel kapağı ile kapatarak dolaba koymalısınız.

Donmuş süt nasıl eritilir ve ısıtılır?
Donmuş süt öncelikle buzdolabının alt kısmına alınır. Burada buzları eridikten sonra oda ısısına konup 1 saat kadar bekletilir. Ardından sıcak su dolu kapta bekletilerek, bebeğin içebileceği ısıya gelmesi sağlanır.
Önemli Not: Anne sütü ve yemek derin dondurucudan alındıktan sonra asla direk sıcak suya oturtulmaz, proteinler denatüre olur yani çoğunluğu parçalara ayrılır ve etkinliğini yitirir.

ÇALIŞAN ANNENİN İŞTAHSIZ ÇOCUĞU !
Her evde zaman zaman görülen bir sorun olsa da, çocukların iştahsızlığı çalışan anneler için büyük bir sorun olabilir. Bütün gün boyunca annesinden ayrı kalan çocuk, özlemini gidermek için yemek yemeği unutabilir. Bu durumda ilk yapılması gereken iştahsızlığın nedeninin öğrenilmesidir. Çocuğunuzla ilgilenen kişiden çocuğun gün boyunca tükettiği besinlerin miktarlarını ve çeşitlerini not etmesini ve yemek yerken sergilediği davranışları gözlemlemesini isteyin. Elde edeceğiniz bilgiler size sorunun ne olduğuna dair ipuçları verecektir. Gün boyu abur-cubur tüketen, ayaküstü atıştıran, yemeklerden önce şekerli besinler tüketen çocuklar genelde iştahsız olur. Eve geldikten sonra çocuğa önce yemek vermek yerine önce biraz oyun oynamayı onu sakinleştirecek faaliyetler bulmayı deneyin. Siz yemek hazırlarken yanınızda şarkı söyleyebilir, resim yapabilir hatta size yardım bile edebilir. Mesela izin verin salatayı “salata kurutma kabında” o kurutsun. Bu işi birlikte yaparsanız hem kapağın açılıp salatanın etrafa saçılmasını engeller hem de onunla temasta bulunarak onu rahatlatabilirsiniz.

Önce siz doğru beslenin!
Çocukların ilk rol modellerinin sizler olduğunu unutmamalısınız. Çocuklar özellikle beslenme konusunda aile bireylerini örnek alır. Hiç sebze yemeyen, ayaküstü atıştıran ve düzenli beslenmeyen biri iseniz, çocuğunuzdan beslenme konusunda harikalar yaratmasını bekleyemezsiniz. Gün boyunca sizden uzakta kaldığı için akşamları sizi çok dikkatli gözlemleyecek ve yaptıklarınızı yapmaya çalışacak olan çocuğunuzun sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmasını istiyorsanız, başta siz ona örnek olun.

Aile sofraları çalışan anneler için daha önemlidir!
Aile sofraları, tüm gün ailesinden uzak kalan çocukların, aile özlemlerini gidermesi, onlarla sohbet etme imkânı yakalaması ve doğru beslenme alışkanlıkları kazanması açısından son derece önemlidir. Akşam yemeklerinin saatlerinin belli olması ve bütün aile bireyleri ile sofrada yemek yenmesi gerekir. Aile sofraları ile ilgili diğer önemli nokta ise, sofrada tartışmamaya dikkat edilmesidir. Çocukla sofrada yemek ile ilgili yapılacak tartışmalar, onu daha fazla yemeye zorlama ya da başka çocuklarla kıyaslama hem yemeğe, hem de size karşı direnç oluşturmasına neden olur.

Sofraya olan ilgisini çekin…
Akşam eve geldiğinizde çocuğunuzun bütün ilgisi size kayıyor ve yemek ile ilgilenmiyorsa sofraya olan ilgisini çekmeye çalışın. Çocuklar için üretilmiş çatal ve kaşıklar, süslü kağıt peçeteler kullanın. Yemekleri tabağa ilgisini çekecek şekilde yerleştirin. Örneğin meyvelerden bir bebek yapın.

Yemeğin ödül olmadığını unutmayın…
Beslenme, bir ödül değil yaşamımızı devam ettirmemiz için gerekli olan ve hayat kalitemizi etkileyen bir olgudur. Çalışan annelerin çocuklarının beslenmesi ile ilgili en sık yaptığı hata beslenmede ödüllendirmeye gitmek ya da besini ödül olarak görmektir. Çocuğundan uzak kalmanın kimi zaman yarattığı endişe ve suçluluk duygusu annelerin çocuklarına sürekli yiyecek bir şeyler satın almasına veya onları restoranlara götürmeleri ile sonuçlanabilir.
Fakat bu çeşit bir beslenme tarzı çocuğun sağlıksız kilo almasına ve yanlış beslenme alışkanlıkları kazanmasına neden olur. Unutmayın ki, çocuğunuzu mutlu eden en büyük boy cips, en büyük boy menü veya en gösterişli çikolata değil, sizinle kaliteli zaman geçirmesidir.

Mutfağa yeteri kadar vakit ayıramıyorsanız…
Çalışan annelerin bir sorunu da iş yaşamında yaşadığı yoğunluk nedeni ile mutfaklarına yeteri kadar ilgi gösterememeleridir. Fakat işe yarar bir mutfak planı bu sorunu ortadan kaldırır.

Alışveriş listenizi mutfakta göz önünde bir yere asın. Yemek hazırlarken biten ve almanız gereken her ürünü üzerine not edin.
Alışveriş sırasında bir daha ki alışveriş zamanınıza kadar yetecek miktarda ürün satın almaya özen gösterin.
Alışveriş sırasında olası acil durumlar için kullanabileceğiniz donmuş sebze ve balıklardan alın.
Hafta sonu, haftanın ilk günleri için yetecek miktarda yemek yapın. Yemek ısıtmak için ise tüketilecek kadar miktarda alıp, geri kalanını dolaptan çıkarmayın. Bu şekilde yemeği hiç ısıtmadan 2 gün muhafaza edebilecekken, ısıtılmış yemeği 24 saat içinde dökmeniz gerekir.
İşten geç çıktığınızda ve yemek yapmak için süreniz sınırlı olduğunda ızgara et, salata, ayran ve ekmekten oluşan hafif ve hızlı bir menüden yardım alın.
Yemek yapmak için çok geç kaldığınızda menemen, ayran ve ekmekten oluşan bir menü kurtarıcınız olacaktır.
Çocukların ve sizin haftada 2–3 kez balık tüketmesi gerekir. Evde balık yapma şansınız yoksa yemek yapmaya vaktiniz kalmadığı günlerde ailecek dışarıda ızgara balık yemeye gidebilirsiniz ya da sipariş edebilirsiniz. Şimdilerde dondurulmuş balıklar da çocuklar ve aileler tarafından oldukça sık tercih ediliyor. Eğer vaktiniz yoksa bu tip ürünleri rahatlıkla tüketebilirsiniz. Hem çabuk ve hem de çocuklar için oldukça sağlıklı bir öğün olacaktır.
Çocuk henüz aile mutfağındaki yemekleri tüketme yaşına gelmemişse; hafta sonu ona 1 hafta yetecek kadar yemek pişirebilir, kaynatılmış ve iyi kurulanmış kapaklı küçük cam kavanozlara (tek seferde tüketebileceği kadar) doldurup, yemekler soğuduktan sonra derin dondurucuda muhafaza edebilirsiniz. Sabah ilk iş olarak (siz ya da bebekle ilgilenen kişi) dondurucudan 1 adet kavanozu buzdolabının alt rafına koyarak yemeğin sağlıklı bir şekilde eriyip ısıtılmaya hazır hale gelmesini sağlayabilirsiniz.

Bebeğin İhtiyacı Olan Her Şey! Doğum Öncesi ve Sonrası


Bebeğiniz için alışverişe başlarken her gördüğünüzü almak yerine en çok kullanacaklarınızı göz önünde bulundurmalısınız.

Özellikle ilk yıl bebeğiniz çok hızlı büyüyeceğinden bir bakmışsınız ki yıl içinde kıyafetlerinden birçoğunu sadece bir ya da iki kez giymiş, bir daha giydirmek istediğinizde de kıyafetler küçük kalmış. Bu duruma düşmemek için gelin önerilerimize bir göz atın:

Bebeğiniz dünyaya gelmeden önce almanız gereken temel belli başlı kıyafetleri şu şekilde sıralayabiliriz;

Fanila: 
Fanila mutlaka bebeğinizin dolabında olmalı. Göbek bağı düştükten sonra bodyler den de giydirebilirsiniz. Hem bebeğinizin bezini de sabitleyeceği için belki daha rahat kullanabilirsiniz. İlk başta 3’lü paketlerden bir tane bulundurabilirsiniz, memnun kalırsanız ekleme yapmak kolay.

Önlük:
Önlüksüz bir dolap düşünülemez. Hem gündüz hem gece kullanacağınız için yedekli olmak da fayda var.

Eldiven:
 Az ama öz birkaç tane olmalı. Bebekler kendilerini tırmalarlar  bu durum hemen hemen her bebekte görülür. Bunu önlemek için de bebeğinize dilerseniz eldiven giydirebilirsiniz, şart değil tabii ki.Tulum: Anneler özellikle de kış aylarında ise tek parça kıyafetleri bebekleri daha sıcak tuttuğu düşüncesiyle daha çok tercih ederler. Rengarenk tulumlar alabilirsiniz, değişimler esnasında elinizin altında olacak kadar almanız ilk etapta yeterli olur, hediye olarak da çok tercih edildiklerinden fazla almayın.

Çorap patik:
Oldukça kullanışlı olduklarından elinizin altında 2 ya da 3 tane çorap patik olması yeterli olacaktır. Bebeğinizin çoraplarının üzerine giydirebileceğiniz için fazla sayıda almanıza gerek yok, bebeğinizin ayakları çabuk büyüyeceğinden küçük kalma olasılıkları yüksek.

Bere- şapka- yelek:
Bunlar için vazgeçilmez demek hiç de yanlış olmayacaktır. Uykudan uyanan bebeğiniz için yelek oldukça kullanışlıdır, bereyi hem evde hem dışarıda aynı şapka gibi rahatlıkla kullanabilirsiniz. Yaz ve kış hiç fark etmez sadece kışın yün yazın pamuklu olmalarına dikkat etmelisiniz.

Tüm bunların dışında zaman içerisinde mevsimine göre ve ihtiyaçlarınız doğrultusunda bebeğinize birçok kıyafet alacaksınız hiç şüphesiz. Önemli olan kullanışlı olmaları ve bebeğinizin rahat etmesi.

Bebeklerde Gaz Sancısının Nedenleri Ve Çözümleri


BEBEKTE GAZ SANCILARI

Gaz sancıları olmasaydı; bebekleri büyütmek, sanırım, çok daha kolay ve keyif verici olurdu. Saatlerce süren, bitip bitip tekrar başlayan, yırtınırcasına ağlayan bebeklerin bu durumuna dayanabilmek, hele hele gencecik, deneyimsiz bir anne için çok zor olsa gerektir. Ancak annelerin unutmaması gereken bir nokta da; bugüne kadar gaz sancısı nedeniyle zarar görmüş bir bebeğin görülmemiş olmasıdır. Burada hemen söylemem gerekir ki; bebeklik dönemindeki ağlamaların hepsinin nedeni de gaz sancıları değildir.

Bunlar ;

  • Açlık 
  • Diş çıkarma 
  • Kulak ağrısı 
  • İshal 
  • Başka sebeplerle oluşan barsak spazmları
  • İdrar yolu enfeksiyonları 
  • Popo (anüs) çevresindeki yara ve çatlaklar 
  • Pişik 
  • Pamukçuk 
  • Gizli veya belirgin fıtıklar 
  • Ağız ve dişeti sorunları 
  • Vücudun herhangi bir yerindeki kırıklar 
  • Bazı sinirsel hastalıklara eşlik eden ağlama tipleri... 
  • Bunları ayırt etmek için mutlaka çocuk hekiminize danışmanız gereklidir. 


Gaz sancıları;
zarar verici olmayan, belli bir süre ile sınırlı fizyolojik bir olay olduğuna göre belirgin bir tedavisinin olması da beklenemez. Bu durumda kesin tedavi etmekten çok gazı azaltıcı bir takım önlemler ve davranış biçimleri içine girmemiz gerekmektedir:

Öncelikle bebeğin gaz sancısı dışındaki herhangi bir sebepten dolayı ağlamadığını tespit etmemiz gereklidir. En çok karıştığı durum olan açlık'tan ağlayıp ağlamadığını saptamak kolaydır. Anne sütünü verdiğinizde susuyorsa sebep açlıktır. Yok eğer susmuyorsa her ağladığında inatla anne sütü veya mama veriliyorsa, sırf bu yüzden gaz sancısı daha da artabilir. Sık sık ve düzensiz beslenen çocukların gaz sancıları daha da artabilir. Hele hele erken dönemde başlanan ek gıdalar bu tabloyu iyice dramatikleştirir.

Bebeklere şekerli su verilmesi, emziklerin bala veya pekmeze batırılarak verilmesi, çok erken aylarda nişastalı gıdalara başlanması, meyva ve meyva sularının gereğinden çok verilmesi veya meyvaların olgunlaşmamış olması da gazı artırır.

Gereğinden fazla su içirilen veya tam tersi yeterince su verilmeyen bebeklerde de gaz fazla olur.

Uzun süre açıkta kalan yiyecekler (özellikle süt ve sütlü yiyecekler), iyi temizlenmemiş şişe-kaşık ve emzikler, uzun süre kapağı kapatılmamış şuruplar (vitaminler, antibiyotikler, ateş düşürücü-ağrı kesiciler) de basit mikrobik kirlenmeler nedeniyle gaz yapabilirler.

Altının uzun süre ıslak bırakılması, bulunduğu ortamın aşırı sıcak veya soğuk olması, uzun süre aynı konumda yatırılması da gazı artırabilir.

Bebeğin kundaklanması, hareket kaabiliyetini sınırlayan kuşaklarla sarılması da gazı artırabilir.

Annenin beslenmesinin gaz oluşumundaki rolü sanıldığı kadar belirgin değildir.

Anne ve babanın sakin, hoşgörülü ve sevecen olması çok önemlidir.

GAZLI BEBEKTE NELER YAPILABİLİR? 


  • Anne ve babanın sakin olması, bebeğe şefkatle ve güvenle yaklaşması 
  • Aşırı sıcak veya soğuk ortam oluşturulmamalı, 
  • Dar ve sıkıcı veya üst üste giysiler giydirilmemeli, 
  • Besinler hazırlanırken hijyen (temizlik) kurallarına uyulmalı, 
  • Bebekler hep aynı pozisyonda yatırılmamalı, yan olarak veya karın üstü yatırılmalı (karın üstü yatırılırken bir kişinin bebeğin yanından ayrılmaması gerekiyor), 
  • Karnına ve ayaklarına ılık bezler konulmalı, 
  • Her beslenmeden sonra en az yarım saat ve en az iki kere "Gark" edene kadar gazı çıkartılmalı, 
  • Bebeğe okşayarak ve severek güzel sözler söylenmeli, 
  • Sinirsiz olduğu bir zamanda bebeğe uygun masaj yapılmalı, 
  • Gereğinden fazla emdirilmemeli, gereksiz yere ek besinler verilmemeli, 
  • Rezene çayı ve anason verilebilir. 
  • Doktorunuza görünmeli ve onun önerilerine uymalısınız