Fransız Mutfağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fransız Mutfağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

BRIOCHE EKMEĞİ

Brioche

Brioche yumurta ve tereyağ içeren bir zamanlar sarayda (tabi ki fransız) en fazla tüketilen fransız ekmeği, aslında sadece ekmek demek biraz hafif kalabilir çünkü lezzet olarak keke de yakın sayılır, hatta mayalı olması nedeniyle, İtalyanların panettone kekine benzediğini de söyleyebiliriz.
Orjinal brioche, ufak ufak tek kişilik hazırlanan bir ekmek ama makinede yapınca bütün olarak pişmiş oldu. Eğer isterseniz makinenin yoğurma ve mayalama programını kullanıp, klasik brioche şekli vererek fırında da pişirebilirsiniz. Bunun için muffin kalıplarınızı tereyağ ile yağlayıp, büyük bir topu kalıbın içine, bunun üzerine ise daha ufak bir topu koyarak hazırlayabilirsiniz.

Brioche (briyoş) ekmeğini Esra'daki buluşmamızın kahvaltı olması nedeniyle hazırlamıştım, aslında kendime fazla pay çıkarmasam daha doğru olur çünkü ekmek makinesinde yaptım. Tabi malzemeleri koyan, makineyi kuran benim:) Bu tatlımtırak ekmeği ekmek makinesini aldığımdan beri (yaklaşım 3 yıldır) kahvaltı davetlerimde yapıyorum ve davet edilmişsen yanımda götürüyorum. Çok sayıdaki denemelerimi göz önünde bulundurarak, ekmek makinemin kendi kitapçığındaki tarifin ölçülerinde bu defa biraz değişiklik (şeker, tereyağ ve süt miktarını arttırdım) yaptım. Çok isabetli olduğunu da ertesi sabah anladım. Her zamankinden daha lezzetli olmuştu ekmek, buluşmamızdaki herkesten tam not aldığı gibi, Pınar için daha güzel sonuçlara vesile olmuş, brioche ekmeğinin lezzeti onu da ekmek makinesi sahibi yapmış:).

Elbette brioche yapmak için makine ile sınırlı değiliz, elde hamur yoğurmanın zevkinin de ayrı olduğunu yapanlar bilir. Ama çalışan hanımlar olunca, hayatımızı kolaylaştıran ürünlerden faydalanmak gerekiyor. Ben de ekmek makinesini edindiğimden beri dışardan ekmek almaz olduk desem yalan olmaz, acil durum diyeceğim 5-10 sefer dışında ekmeğimizi evde yapıyorum. Genelde cuma akşamından hazırlayıp kurduğum makinenin sabah eve yaydığı mis gibi kokuya uyanmanın keyfi de ayrı.

Tarife bakınca tereyağ, yumurta, süt ve şeker biraraya gelirde lezzetsiz olur mu diyebilirsiniz haklısınız bu bileşimin kötü sonuç vermesi çok olası değil, hele sıcak sıcak, üzerine sürülen mis gibi ev reçelleri ve balla birlikte, lezzeti daha da abartıp, kaymak veya ekstra tereyağ ile de harika olur. Bir diğer nefis ekleme de tabi ki nutella. Brioche ekmeğimizi de çikolatalı yapmak mümkün hatta benim ilk düşüncem bu yöndeydi ama bizim kızlar brioche üstü reçel söylemlerine başlayınca, hem çikolata hem reçel olmaz diyerek vazgeçtim, sizler çikolatalı da yapabilirsiniz. Gelelim tarifmize;

Malzemeler:

-3 adet iri yumurta (küçükse 4 adet)
-200 gr tereyağ
-100 ml süt
-100 gr toz şeker
-1 çay kaşığı tuz
-600 gr beyaz un
- 1 yemek kaşığı kuru maya (instant hamur mayası)

Yapılışı:

Ekmek makinemizin haznesine öncelikle sıvı malzemelerimizi koyuyoruz. Yumurtalarımızı ayrı bir kapta çırpıyoruz. Tereyağımızı eritip, ılımasını bekliyoruz ve sütümüzü de ekleyerek bu 3 malzemeyi koyuyoruz. Daha sonra şeker, tuz ve unumuzu en üste ise kuru mayamızı ekliyoruz. Eğer ekmek makinesini hemen çalıştırmayıp, benim yaptığım gibi ileri bir saate programlayacaksanız, mayanın sıvı malzemelerle temasını önlemelisiniz. (unun oluşturduğu tabakanın üzerine koyarak bunu sağlayabiliriz)

Malzemelerimizi koyunca, makinemizin şekerli ekmek programını seçin, 1000 gr'lık ve orta kızarıklık derecesini ayarlayarak çalıştırın. Makinenizin şekerli ekmek programı yoksa, 4 saat veya civarında süren bir programı ayarlayın. Afiyet olsun...

Not: Makinesi olmayanlar için; ekmeğin hamurunu hazırlamak için mayayı ılık süt ve şekerin 1 tatlı kaşığı kısmı ile eritip kabarttıktan sonra, diğer malzemeleri makinede olduğu gibi hazırlayıp, hamuru yoğurun (tereyağını eritmeden, oda ısısında da kullanabilirsiniz). Hamuru ılık bir ortamda 2 katına kadar çıkana kadar mayalandırın, daha sonra bir kez daha yoğurup, şekil verin ve tekrar kabarana kadar bekleyin, daha sonra üzerine yumurta sarısı sürüp, önceden ısıtılmış 200 derece fırında üzeri kızarana kadar pişirin.

Brioche kolaj

KREM BRULE (CREME BRULEE)

krem-brule
Yaz geç geldi ama çok sıcak geçiyor, nem hayatı oldukça zorlaştırıyor. Ben de bu ayarsız havadan payımı aldım, geçtiğimiz haftasonunu hasta yatarak geçirdim. Dışardaki sıcağın üzerine kapalı ortamların kliması hasta etti. Neyse uzun aramızı güzel bir tatlı ile bozalım ve sonraki günler bu lezzetli tatlının tadında geçsin.
Krem brüle, yani "yanmış krema" yeniyıl soframızdan bir lezzet, daha sonra da birkaç kez yapıldı ve işyeri arkadaşlarına bile götürüldü ve herkesten tam not aldı ve tarifi iyice tescillenmiş oldu. Bu tatlıyı yapmadan önce yaptığım araştırmada, şimdiye kadar Fransız olduğunu düşündüğüm lezzetin aslında İngiliz tatlısı olduğunu, ancak Fransızlar tarafından benimsendiğini öğrendim. Sonuçta son derece lezzetli ve birkaç püf noktası dışında oldukça kolay bir tatlı. Krem brüleyi hazırlarken evdeki kitaplarımdaki tariflerle, netteki tarifleri karıştırarak en pratik ve lezzetli yolu seçmeye çalıştım. Ben yeniyıl yemeğimiz için klasik olarak hazırladım ancak damla sakızlısı da aklımda, kahveli, limonlu, portakallı ve lavantalı da yapmak mümkün, bu lezzetler için yapılacak şey; aşağıdaki tarifte kremayı ısıtma sürecinde aroma kaynağını ekleyip, yumurtayla karıştırmadan süzmek. Bir de bu tatlıyı aslında daha yayvan fırın kaplarında ince bir tabaka halinde hazırlamak daha doğru yol, ben evdeki folyo kapları yeniyıl sofrasına koymak istemediğim için, remkinlerimi kullandım, daha sonraki yaptıklarımda ise ince kaplarla tam kıvamını yakalamış oldum. Bu kadar açıklamanın üzerine tarifimiz şöyle;

Malzemeler: (4 Kişilik)

- 2 cup krema
- 1/3 cup şeker
- 4 yumurta sarısı
- ½ çay kaşığı doğal vanilya özü (Yarım vanilya çubuğu)
- Üzeri için 4 çay kaşığı esmer şeker

Yapılışı:

Kremamızın içine vanilya özütünü veya bıçakla kesip içini çıkardığımız vanilya çubuğunun tanelerini koyup, aromanın kremaya geçmesi için ısıtıyoruz. Kaynama noktasına gelmeden ocaktan alıyoruz. Ayrı bir karıştırma kabında, yumurta sarısı ve beyaz şekerimizi çırpıyoruz. Ilınmış olan kremamızın içine ekleyip iyice çırpıyoruz. Vanilya taneciklerini almak için süzgeçten geçiriyoruz. Karışımımızı 4 adet ufak fırın kabına boşaltıyoruz ve karışımın üzerinde oluşan kabarcıkları, söndürüyoruz. Fırın kaplarını içine koyacağımız tepsimizin tabanına ıslak bir havlu yerleştiriyoruz ve fırın kaplarını koyuyoruz. Tepsimizin içine kapların yarısına kadar gelecek şekilde kaynamış su koyup, önceden 160 dereceye ısıtılmış fırında 30-35 dakika pişiriyoruz. Fırından alırken kremamız hala jöle gibi sallanıyor olacaktır. Tepsiden aldığımız fırın kaplarımız soğuyunca buzdolabında 4 saat kadar dinlendiriyoruz. Sonra üzerlerine 1’er çay kaşığı esmer şekeri serpiştirip pürmüz ile yakıyoruz. Buzdolabında tekrar soğutup, servis yapıyoruz. Afiyet olsun…

YENİ EVDE YENİ YIL YEMEĞİ

yeniyıl yemeği
Sonunda yeni evden ilk yazım, daha doğrusu yeni evde yapılan ilk davetin yazısı. Daha önce bahsettiğim gibi Temmuz sonundan bu yana Anadolu Yakası'nda yeni evimizde yaşıyorum. Uzun süren yerleşme ve düzen kurma çalışmalarımı büyük oranda tamamladım ve yeni evmizde ilk olarak ailemizi ağırladık. Davet gününün yılbaşına çok yakın olması nedeniyle, yemeğimizi yeniyılı da kutlamak üzere gerçekleştirdik. Yukarıda 6 kişilik davet soframız, aşağıda ise soframızın detayları görülüyor.

kolaj copy

Soframızında yemek takımına uygun olarak bolca kelebekli süslemeler ve yeniyıl melekleri mevcuttu. Misafirlerimize ilk olarak çikolatalar ve kolajdaki minik kadehlerle meyve kokteyli ikram ettim. Daha sonra ise yemek masamıza geçtik. Masamızı kurarken kozalaklara yerleştirdiğim isim kartlarını yerleştirdim. (Maalesef hazır kartlarımı bulamadığım için normal bir kağıt kullandım) Soframızı melekli konfeti ve gümüş rengi minik taşlarla süsledim ve sedefli mumluklarımı kullandım. Kumaş peçetelerimi katlayıp, kelebek klipslerimi taktım. (Peçete katlama şeklini daha sonra paylaşacağım) Bu özel gün için yemek tabaklarının altına gümüş kaplama suplalarımı yerleştirdim.
kolaj 2 copy
Davetin en önemli kısmı ise yukarıdaki kolajda. Yeniyıl yemeği olmasına rağmen, davetlilerin ısrarla abartmamamı söylemeleri üzerine meze hazırlamadım. Yemeklerimizi fransız mutfağına ait klasik tatlardan seçtim. Başlangıç olarak soğan çorbası, ara sıcak olarak peynir dolgulu mantar ve biberiyeli fırın patates vardı. Salata olarak ise armutlu, cevizli ve tulum peynirli yeşil salata ve közlenmiş biber ve patlıcanlı salata yaptım. Ana yemeğimiz rokfor soslu bonfile ve basmati pirinciyle pişirdiğim safranlı pilavdı. Tatlımızı ise tam not alan krem brule oluşturuyordu. Biberiyeli fırın patatesin tarifi linkte, sadece bu defa sosuna biraz toz sarmısak ekledim. Diğer tariflerimi ise en kısa zamanda sırayla yazacağım. Bu yıl için geçti ama yeniyıl yemeğimiz gelecek yıl verilecek davet menülerine örnek oluşturabilir, buradan seçeceğiniz mezelerle sofranızı zenginleştirerek bir davet verebilirsiniz.
Hepinize lezzetli bir yeni yıl diliyorum. Afiyet olsun...

Fransız Sosunda İtalyan Fettucini

Makarnayı en sevilen yemek olarak ilan etmekte mahsur yok sanırım. Türlü biçimlerde kesilmiş makarnayı, çeşitli soslar uydurarak yemek gerçekten keyifli oluyor. Makarnayı evde kesmek , hamurunu yoğurup, açıp , şekillendirmek ise en az yemek kadar keyifli. Bugün kızlarla "fettucini" makarna yapmak için uğraş verdik. Hamuru yoğurmak, açmak ve rulo haline getirmek benden, ruloları açıp kurutma bezine sermek ise kızlara ait oldu. 8 ve 10 yaşında iki kızla mutfakta çalışmak , benim iş yükümü kısmen azaltan , onları ise hem sorumluluğa alıştıran, hem de hep birlikte güzel zaman geçirmemize sebep olan bir aktivite.
Fransız sos tarifi ise Fransa'nın Provence bölgesine ait, çeşitli otlar içeren bir domates sosu. Sosu makarnanızı pişirmeden hazır edin.
Fettucini
Malzemeler:
-3 su bardağı un
-1 yumurta
-1 çay kaşığı zeytinyağı
-1 tatlı kaşığı tuz
-yarım su bardağı su (gerekirse daha fazla)
Yapılışı:
Elediğiniz unun ortasına bir çukur oluşturup yumurtayı kırın.Yağ ve tuzu katın. Kenardan un alarak ve azar azar su ekleyerek yapış yapış olmayan pürüzsüz , sıkı bir hamur oluşturun. Hamuru 10 dakika kadar yoğurun ve üzerini örterek yarım saat dinlendirin.


Dinlenen hamuru üç parçaya bölün. Herbir parçayı unladığınız tezgah üzerinde açın- çok ince veya çok kalın olmayacak. Açtığınız hamuru ince ince kıvırarak ve bastırmayarak rulo yapın. Rulodan parmak eninde şeritler kesin. Kestiğiniz şeritleri açarak bez üzerinde kurumaya bırakın. Bu sırada sosu hazırlayabilirsiniz. En az 3 saat kuruttuğunuz fettucini 'leri kaynayan tuzlu suya atarak pişirin.
Çabucak pişiyor bu nedenle pişirirken başından ayrılmayın.Suyunu süzdükten sonra yapışmaması için biraz zeytinyağı ekleyin.

Provençal Domates Sosu ( Fransız Sosu)
Malzemeler:
-4 adet domates ( 2 su bardağı domates püresi)
-3 diş sarımsak
-birkaç dal maydanoz
-1 çay kaşığı mercanköşk
-1 çay kaşığı fesleğen
-1 -2 yaprak defne
-1 çay kaşığı kekik
-1 çay kaşığı biberiye
-30 gram tereyağı
-2 çorba kaşığı zeytinyağı
Yapılışı:
Rendelenmiş sarımsak , maydanoz ve kuru otları tereyağında çevirin. Domates ve zeytinyağını 15 dakika kadar pişirin. Teryağlı otları domates karışımına ekleyin . Sosunuz hazır. Servis sırasında fettucininizin üzerine dökün.

Derindondurucuda Taze Fesleğen- Kış Hazırlığı:

Makarna sosları fesleğensiz olmuyor. Fesleğen yapraklarının aromasını koruması için kurutmak yerine taze yaprakları rondodan geçirip zeytinyağı ile karıştırıp derin dondurucuya koymak ve gerektiğinde kullanmak iyi sonuç veriyor.

Tarte Tatin- Bonjour Paris!


Bonjour Paris!
Fransa 'da Besançon 'dan sonraki durağımız Paris oldu. "Gar De Lyon" tren istasyonuna geldiğimizde tarihi gar binası ve ayak üstü sandviç yenilen yerlerdeki tartlar, muffin ve süslü püslü pastalar " burası Paris ! " diyordu. Tamamıyla korunmuş taş binalar, heykeller, cafeler ,ince ince işlenmiş ferforje balkonlar , korkuluklar, bulvarlar, caddeler, butikler, şık insanlar ile Paris gerçekten çok çekici bir şehir .Tüm bunlar bir tarafa, Paris 'de yiyeceklerin cazibesine karşı koymak mümkün değil.
Tarte Tatin klasik bir Fransız tartı. Lezzetten önce sunum ve mekanlar insanı etkiliyor , herşey bir bütünlük içerisinde. Larousse Gastronomique 'in verdiği bilgiye göre , "hamurdan oluşan bir kapak altında ters pişirirlen ama düz yani hamur altta elma üstte servis edilen elmalı bu tatlı 20. yy başında restourant işleten Tatin kardeşler tarafından meşhur edilmiş". Hikayeye göre Tatin kızkardeşlerden biri fırında pişen tartı yanlışlıkla kızgın yüzeye ters düşürmüş ve elmalı yüzeyin karamelize olmasına sebep olmuş. Larousse Gastronomique 'in yazdığı tarif ise şöyle:
Foto:Cafe Zimmer Tavan Süslemesi

"8-10 golden elma soyulur. 6'şar veya 8'er dilime ayrılır. 22 cm çapında , 6 cm yüksekliğinde bir tavada, 300 g tereyağı 200 g şekerle tabana yayılır. Elma dilimleri boşluk kalmayacak şekilde tavanın tabanına üstüste dizilir. Karıştırılmadan ateşin üzerine konur. Tereyağı ve şeker karışımı tavadan taşana kadar pişirilir. 8 saat dinlendirilir. Üzerine yufka (milföy hamuru olabilir) yayılır ve 180 C de pişirilir. Sıcak servis edilir."
Le cafe zimmer tarihi 1870 lere kadar uzanan güzel bir cafe. Place du chatelet de bulunan cafe mekan tasarımıyla oldukça etkileyici. Tarihi dekor korunarak menude Fransaya özgü seçeneklere yer verilmiş. Tatlı menüsünün başında da Tarte Tatin geliyor. Fransa 'da AB kuralları gereği tüm kapalı yerlerde sigara yasağı var, cafelerde de kesinlikle sigara içilmiyor.
Galeries Lafayette opera bölgesinde bulunan geçmişi 1800 'lere dayanan bir alışveriş merkezi. Fotoğrafta görünenden daha şaşalı üç ayrı binadan oluşuyor. Ev dekorasyon binasının en alt katı mutfak malzemelerine ayrılmış. Satın almak istediğiniz eşyayı denemeniz için bir de mutfak kurulmuş . Örneğin limon sıkacağı alacaksanız , önce limonu sıkıp sonra kasaya yönelebiliyorsunuz. Burada pasta ve kitaplar bölümü hariç Türkiye' de bulunmayan bir malzemeye rastlamadım. :)
Yaklaşık 30 cm boyunda mini ve rengarenk seçenekleri olan merdane mağazadan çıkarken elimdeydi.
Notre Dame kilisesi yakınlarında Quai De La Corse da bulunan ve bahçe ile ilgili her türlü ürünü satan irili ufaklı dükkanların bulunduğu çiçek pazarı , bahçe severler için çok güzel. Pek çok bitki ve tohumun yanısıra, ferforje bahçe ürünleri ile çeşit çeşit kuş yuvaları , aksesuarlar, taş suluk ve çeşmeler yüzünden arkama baka baka ayrıldım. Aldıklarım, değişik türde domates , kabak tohumları , ferforje bir sabunluk ve parlak bir suluk, aklımda kalanlar ise ağaçlara asılabilen kuş yuvaları ve taş bahçe çeşmesi oldu...

Daha fazla Paris fotoğrafını Photo Günce de görebilirsiniz!

Boulongerie Patiserrie Besançon

Fransa'nın kuzeydoğusunda İsviçre sınırına yakın biryerde Besançon.Dar sokakları, tarihi taş binaları, etkileyici ferforje balkonları, rengarenk çatıları, gökyüzüne uzanan ulu ağaçları ve şehri saran "Le Doubs" nehri ile adeta zamanın durduğu bir şehir. Kimsenin acelesi yok; insanlar, arabalar, sahibiyle gezen köpekler, güvercinler, hatta nehirde yüzen ördekler bile çok sakin burada. Grand Rue bölgesini çevreleyen sokakları adımlıyoruz. Cafeler, restaurantlar, ev dekorasyon mağazaları, çiçekçiler, pek çoğu butik küçük dükkanlar tarihi yapıların arasında başımızı döndürüyor.
Fransız mutfağının hakkını vermek lazım.
Fransız pastaneleri renk cümbüşü ile birlikte olağanüstü bir görsellik sunuyor. Herşey çok estetik. Ama gözümü ayırmakta zorlansam da ağır tereyağı kokusu ve tadından dolayı yalnızca çatal ucuyla tadıp , daha fazla ileri gidemiyorum. Fransız mutfağın temel unsuru olan malzeme : Tereyağı.
Masal da mıyım yoksa ben? Hansel ve Gratel gibi gördüğüm her şeker-çikolata dükkanına koşturuyorum.
Monsieur Pierre krema karıştırıyor. Kalıpla hayvan figürlü çikolata yapıyor.Seyretmek ve fotoğraf çekmek için "bonjour " demek yeterli.
Fransa da tavuk- horoz simgesine pek çok dekoratif malzemede rastlamak mümkün. Çikolatada bunlardan biri.
Envai çeşit meyveden oluşan tartlar gerçekten göz doyuruyor. Fransızların asla vazgeçemediği bu tatlıya, ayak üstü yenilen "sandwich baguette" ile birlikte gar , havaalanı , sokak arası gibi değişik yerlerde bile rastlamak mümkün. Tart hamurunun ana malzemesi un ve tereyağı. Hamurun tutması için un miktarı kadar tereyağı kullanmanız gerekli.:)
Fransız mutfağında 600 farklı çeşit peynir olduğu söyleniyor. Kaşar peynirinin iri boşlukları, ne kadar makbul olduğunu gösteriyor. Rokfor ise dünyaca ünlü bir küf peyniri, olgunlaşması için 1 yıl gerekli. Keçi peynirleri, beyaz camembert, fromage blanc ülkenin önde gelen peynir çeşitlerinden. Besançon Beaux Arts müzesinin hemen yanında bulunan ve yerel lezzetlerin satıldığı bir dükkan keşfediyoruz. Peynir fotoğraflarını buradan çektim.La Cave Aux Fromages adlı bu dükkan Fransa'nın değişik bölgelerinden gelen peynirleri , reçelleri , kurabiye, bal ve türlü yerel gurme malzemeyi barındırıyor.
Albert Menes markasıyla satılan, Nice bölgesinde yetişen zeytinler küçük ve yeşil halde toplanıp , şarapta bekletilerek siyahlaştırılıyor. Bu da gerçekten ilginç. Fransa'ya en fazla İspanya ve İtalya 'dan zeytinyağı geliyor, Türkiye maalesef Fransız pazarına girebilmiş değil. Provence bölgesinde bulunan zeytinağaçları dünyanın muhtemelen en kuzeyinde yetişenlerden. Fransız zeytinyağları elma ,üzüm va hatta fındık ile aromalandırılıyor, bu nedenle renkleri bizimkilere göre daha açık.

1873 yılında açılmış Restaurant Brasserie Du Commerce de et yemek-ana menü olsada - aklımdan bile geçmedi. Vejetaryenim dediğim için önüme konan tabakta ratatouille, börülce, pilav ve soslu közlenmiş domates aperatifi bulunuyor. Province bölgesine ait bir sebze yemeği ratatouillede, fesleğen ve sarımsak bol miktarda kullanılmış. Kabak , patlıcan ve havuç iyi pişmemiş olsada lezzetliydi. Pilav yağsız haşlanmış pirinçten oluşuyor. Börülce tereyağında kızartılmış.Közlenmiş yarım domatesin üzerine ceviz sarımsak ve tereyağı sosu dökülmüş.Yemek yediğimiz mekan tavan süslemeleri, avizeleri ve dekorasyon anlayışıyla Fransızların, gösteriş ve estetiğe olan düşkünlüğünü gösteriyordu.

Besançon 'da alışveriş mekanları öyle zevkli ve keyifli ki... Yalnız önemli bir sorun var; herşey çok pahalı. Tahmin edeceğiniz üzere alışveriş hakkımı mutfağım için kullandım. Besançon 'da en beğendiğim mağaza ise Casa oldu. Horoz şeklinde masa örtüsü mandalları, mini seramik bir tencere -rengine tutuldum :) ve yine rengarenk kalp şeklinde cup ölçü kapları Besançon 'dan birer hatıra olarak mutfağımdaki yerlerini aldılar.

AŞÇI YAMAĞI'NIN ELİNDEN RATATOUILLE


Tatile çıktığımız haftaonu, Bozcaada'da Mitos'da güneşlenirken, Hürriyet'in Pazar ekinde her zaman yaptığım gibi Arman Kırım'ın yazısını okuyordum. Yazı Ratatouille isimli film hakkındaydı. Filmden daha önce Yaman Ayşe bahsetmişti. Arman Kırım'ın yazısını da okuyunca İstanbul'a dönüş ilk iş filme gideceğim diye karar verdim ve öyle de yaptım. Filmi izlerken aşçı yamağı filme ismini veren yemeğin nasıl yapıldığını sordu, ben de ona tatilde okuduğumuz yazıyı hatırlatınca, en kısa zamanda yapalım dedi, ama o kısa zaman bir türlü geçmedi:) Durum böyle olunca ben de aşçı yamağının elinden yemek yiyeyim dedim ve onu mutfağa kapattım:) Malzeme listesini verdim ve pişirme sürecinde yardımcı oldum ve mis kokulu yemeğimizi birlikte hazırladık. Evi saran koku tarifsizdi, lezzeti de bir o kadar güzeldi, sağlıklı, lezzetli bir yemek daha menümüze girmiş oldu.
Ratatouille, güney Fransa'nın Akdeniz kıyılarında bulunan Provence mutfağına ait bir yemek. Tek başına tüketilebileceği gibi ızgaraların yanına da çok yakışacağını düşünüyorum. Arman Kırım'ın tarifiyle ratatouille aşağıda;

Malzemeler:

-2 çorba kaşığı zeytinyağı
-2 diş dövülmüş sarımsak
-1 büyük soğan, dörde bölünüp ince kıyılmış
-1 küçük patlıcan, küp şeklinde doğranmış
-2 dolmalık biber, irice doğranmış
-3-4 tane küçük kabak, temizlenip ince halkalar şeklinde doğranmış
-4 büyük domates, soyulup irice doğranmış
-1 tatlı kaşığı kuru fesleğen
-1 çay kaşığı kuru kekik
-2 tatlı kaşığı kıyılmış taze maydanoz

Yapılışı:

Büyükçe bir tencerede orta ateş üzerinde zeytinyağını ısıtıp, sarmısak ve soğanı ekleyip yumuşayana dek 6-7 dakika kavuruyoruz. Patlıcanları ekleyip her taraflarına zeytinyağı değecek şekilde karıştırarak biraz kavuruyoruz. Biberleri de ekleyip karıştırmaya devam ediyoruz. Bir defne yaprağı koyup kapağı kapalı olarak kısık ateşte 10 dakika pişiriyoruz. Domates, kabak, kekik ve fesleğeni ekleyip, iyice karıştırıyoruz ve kısık ateşte patlıcanlar pişene dek (yaklaşık 15 dakika) pişiriyoruz. Ocaktan alınca veya servis yaparken doğranmış maydanozları ekliyoruz. Afiyet olsun...

# 21 TAVUK YE- 3 TAVUKLU TARİF: FAJİTA, NACHOS VE BEŞAMEL SOSLU SEBZELİ, TAVUKLU KREP

Tavuk ye etkinliği için 3 farklı tarif hazırladım. İkisi Meksika mutfağından Fajita ve Nachos ve 3.'sü ise beşamel soslu tavuklu, sebzeli krep.
Yemek etkinliklerine katılmak istiyordum, ama geçen aykine bilgisayar sorunları nedeniyle katılamadım. Yine de tarifimi yayınlamıştım. Bu etkinliğe ise hazırlandım ve bu 3 lezzetli yemeğin tarifleri şöyle;

FAJİTA


Fajita, kızgın demir tavalarda kızartılan et, tavuk, karides, sebze dilimleri, yanında ızgara soğan, guacamole, salsa sos, ekşi krema veya süzme yoğurt ve meksika fasülyesi ile servis edilen, tortillalara sarılarak yenilen bir Meksika yemeği.

Malzemeler: (2 kişilik)
-300 gr jülyen doğranmış tavuk göğsü
-1'er adet kırmızı, sarı ve yeşil Amerikan biberi
-2 adet kırmızı soğan
-1-2 diş sarmısak veya toz sarmısak
-Tuz, pulbiber, karabiber, kimyon
-4 adet tortilla (mümkünse mısır tortillası)
-Sıvıyağ

Guacamole için:

-1 olgun avakado
-2 yaprak marul
-1 adet acı yeşil biber
1-2 dal taze soğan(kuru soğanda kullanabilirsiniz)
-1-2 dal taze kişniş (yoksa kurutulmuş kullanabilirsiniz)
-2 yemek kaşığı limon suyu
-Deniz tuzu ve karabiber

Tüm malzemeleri rondodan geçiriyoruz.

Salsa için:
-1 adet soğan
-1 adet domates
- ¼ demet maydanoz
-Tuz, limonsuyu ve kimyon
Tüm malzemeleri rondodan geçiriyoruz.

Yapılışı:

Baharat ve sarmısak karışımında beklettiğimiz (1-2 saat kadar) tavuklarımızı mümkünse demir bir tavada pişiriyoruz. Halka halka doğradığımız soğan ve biberleri ayrı bir tavada kavurup, bir servis tabağına veya benim gibi toprak bir kaba koyup, üzerine tavuklarımızı ilave edip, yanında soslar ve tortilla ile servis ediyoruz. Afiyet olsun...

TAVUKLU NACHOS


Nachos da fajita gibi Meksika mutfağından. Daha çok kıyma ve fasülye ile yapılıyor, peynirlisi de mevcut. Biz etkinlik gereği tavuk ile yapacağız. Ben klasik nachos tarifine malzemeler açısından uydum ama bir parti yemeği olabilmesi için cipslerin üzerine tek tek yerleştirdim. Anlatacağım işlemi kat kat yapıp, üzerine salsa sos ve peynir rendesiyle fırınlayıp, keserek de servis yapabilirsiniz.
Malzemeler: (2 kişilik)
-300 gr kuşbaşı doğranmış tavuk eti
-1 orta boy soğan
-1 çay bardağı meksika fasülyesi (konserve kullandım)
-100 gr sade mısır cipsi
-2 adet domates
-7-8 adet yeşil zeytin
-150 gr cheddar peyniri
-Tuz, karabiber, kırmızı biber, kimyon
-İsteğinize bağlı acı sos
-1 yemek kaşığı sıvı yağ

Yapılışı:

Öncelikle baharatlarımız, tuz ve acı sos karışımında beklettiğimiz tavuklarımızı yağ ile pişiriyoruz, arkasına küçük doğranmış soğanımızı ekliyoruz. Soğanlarımızda pişince kabuklarını soyup, küçük doğradığımız domatesi, doğradığımız yeşil zeytinleri ve fasülyeleri de ekliyoruz. Servis sırasında kullanabileceğimiz ısıya dayanıklı bir tabağa mısır cipslerini yerleştiriyoruz ve üzerlerine hazırladığımız karışımdan koyup, üstüne salsa sos ve en üste rendelediğimiz cheddar peynirinden ekleyip, önceden ısıtılmış fırında, peynirler eriyene kadar-10 dakika kadar- pişiryoruz. (Ben iki ayrı fırın kabında pişirdim, birinin üzerine salsa sos döktüm, diğerini sade cheddarla fırınladım. ikiside çok güzeldi ama aşçı yamağı salsa soslu olanı daha çok beğendi.) Nachosumuzu guacamelo sos, salsa sos ve ekşi krema veya süzme yoğurtla servis yapıyoruz. Afiyet olsun...


BEŞAMEL SOSLU SEBZELİ ve TAVUKLU KREP


Krep ana yemek olarak çok iyi bir seçenek oluyor, çünkü tek başına et, tavuk yaptığınızda yanına pilav, makarna, patates gibi şeyler ilave etmek gerekiyor. Bu tarif de ise tavuk ve sebzeye sarılmış krepler tek başına yeterli oluyor. Tarif şöyle:

Malzemeler : (4 krep için)
-300 gr kuşbaşı doğranmış tavuk göğsü
-2 adet kabak
-1 adet soğan
-1-2 diş sarmısak
-1 adet kırmızı biber
-1 adet yeşil biber
-1 adet havuç
-1 yemek kaşığı sıvıyağ
-Karabiber, kırmızı biber
Krep İçin :

-1 su bardağı süt
-2 yumurta
-½ su bardağı un

Beşamel Sos :

-2 su bardağı süt
-2 çorba kaşığı un
-1 çorba kaşığı tereyağ
-1 su bardağı kaşar peynir rendesi

Yapılışı:
Öncelikle krep içimizi hazırlıyoruz. Tavuklarımızı sıvıyağda sularını bırakıp, tekrar çekene kadar pişiriyoruz. Ayrı bir tavada jülyen doğranmış, kabak, havuç, biberler ve soğanı ve sarmısağı ayrı ayrı hafifçe kavurup, tavuğa ekliyoruz, baharatlarını ilave edip, ocaktan alıyoruz.

Krep için, yumurtaları çırpıp, süt ve unu ekleyip, cıvık kıvamda pütürsüz bir karışım hazırlıyoruz. Çırpma işlemini mikserle yapmak daha iyi oluyor. Bu karışından kepçe ile alıp, yağsız olarak veya çok az yağladığımız yapışmaz bir tavada önlü arkalı pişiriyoruz.

Beşamel sos için, unu tereyağda kavurup sütü ekleyip, koyulaşana kadar pişiriyoruz.
Soğuyan harcımızı kreplerimizin içine koyup, rulo şeklinde sarıyoruz ve fırın kabımıza yerleştiriyoruz. Sardıktan sonra şık görünmesi ve açılmaması için sıcak su da yumuşattığımız soğan sapları ile bağlayabiliriz. Kreplerin üzerine beşamel sosumuzu ve rende kaşarımızı koyup, üzeri kızarana kadar, yaklaşık 20 dakika 160 derecede fırınlıyoruz. Afiyet olsun...

Pan Bagnat

Evim gibisi yok demeye başladıysanız eğer tatil bitmiştir. Uzun süre ayrı kalınca evimin her köşesi bana sanki hiç yaşamamışım hissi verdi. Şu sıralar evden,hatta mutfaktan çıkmıyorum diyebilirim. Anlatmaya nereden başlamalı , mutfaktaki son maceradan tabii...

Pan Bagnat ,Fransızların Akdeniz ekmek salatası. İnanılmaz lezzetli ve doyurucu. Yuvarlak somun içine dolu dolu salata konuyor. Önce ekmeği pişirmek lazım...
Kepekli unu , 15 gr yaş maya ve 1, 5 bardak su ile mayalandırarak yaklaşık 13 cm çapında somunlar pişirdim. Sonra bahçeden sulu pembe domates ve kiraz domates, 1-2 sap nane ,1 yeşil biber, gölgede kalmış ve solmamış küçük bir marul koparıp geldim.Bunları bir kaseye büyük büyük doğradım. Orjinal tarifte nane yerine fesleğen var. Arasına köylüden aldığım küçük soğanları halka halka serpiştirdim. Yeşil soğan veya kırmızı soğan diğer alternatifler.Sıra sosu hazırlamaya geldi: Ayrı bir kasede ,1-2 kaşık sızma zeytinyağı, 1 kaşık nar ekşisi(Dilek 'in önerisiyle balsamik sirke yerine nar ekşisi kullandım), 1 diş sarımsak (ezilmiş), tuz , karabiber güzelce karışacak.
Ekmeği yatay olarak kesip , içini çıkardım , incecik kabuk kaldı.Zeytinyağlı sosu ekmeğin her iki tarafına yaymak lezzet için önemli. Bir köy yumurtasını iyice haşlayıp parçalar halinde ekmeğin üzerine ekledim.Domates, soğan, biber, marul karışımına zeytin doğradım. Ve ekmeğin içine yerleştirdim. Orjinal tarifte tüm malzemenin arasına tuna veya hamsi veya somon parçaları yerleştiriliyor. Onun yerine ben küp küp doğradığım keçi peyniri kullandım.Ekmeğin kesilen diğer parçasını üstüne kapatınca, sanırım herşey hazır.Gerçi tarifte folyoya sarıp 1-2 saat buzdolabında bekletin diyor ama ... Küçük tepsi, biraz salatalık , gölge bir yer ve kocaman bir ıssırık.Evimde çook mutluyum ben :)