NEREDE KALMIŞTIK?
Sizi baydım, biliyorum ! Ama sanıyorum yeni bir post yayınlayabilmek için geçen hafta gördüğüm rüyadan uyanmam gerekiyor değil mi? Hele de ikinci aşamada devrildiğim halde, nasıl oluyor da hali hazırda uyanamamış buluyorum? Bilmiyorum:)) Ama tadı damağımda böylesine kalan bir deneyimi, şu 46 yılda az görmüşümdür inanın..
Resimde 8300 puanlık ilk yarışmanın ve 7400 puanlık ikinci yarışmanın soruları var, hatıra olsun diye verdiler bize..İkinci aşamada tökezlediğim şu 'RAĞBET' kelimesine sinir oluyorum artık:) Neyse, ne olduysa oldu ve bitti.
Lakin çok önemli bir teknik sorunum var ki henüz halledemedim. İkinci yarışmayı - birinci olmadığım için - Youtube' da ve diğer hiçbir internet sitesinde bulmam mümkün olmadı. Tabiri caizse, kendi imkanlarımla ve tamamen amatör olarak (hatta direkt 'korsan' diyebiliriz) TV'nin önüne ayarladığım kamerayla çektiğim bu yarışmayı ne bloguma ekleyebiliyorum, ne Facebook'ta paylaşabiliyorum, ne de e-mail olarak gönderebiliyorum. İmkansız..Yarım saati geçkince yüklüyor, lakin ekleyemiyor bilgisayar. Hayır, ben eklemesem de olur, nihayetinde elenmişim..Ama 'illa ki seyredeceğiz, kaçırdık' diyen yakınlarım var, hatta belki sizlerden de. Ama dediğim gibi henüz beceremedim..Olur da sizlerden biri internette herhangi bir yerden 16 Nisan tarihli Kelime Oyunu yarışmasını indirebilirse, lütfen benimle paylaşsın, hangi yolla olursa olsun. Çok sevinirim.
Herşeye rağmen her ikisi de gerçekten çok keyifliydi ve çok güzel anılarla doluydu. İkinciyi yani Cumartesi günkünü izleyenleriniz varsa hatırlar, İhsan Bey'e ekmek yapıp götürdüm ve yarışma esnasında teşekkür etti. Sonra da sağolsun mail atmış ve 'eşimle elinizin lezzeti önünde saygıyla eğiliyoruz' demiş tüm nezaketiyle..Çok sevindim tabii. Çünkü aşağıdaki fotoğrafta göreceğiniz üzere, ekmekler dört adet ve herbiri yaklaşık iki hamburger ekmeği büyüklüğündeydi. Bütün ve dilimleme şansım olmadığı için, haliyle tadamadım da. Yani test etme şansım olmadı. Üstelik tamamen spontan ve bir erkek öğrencinin evinde zar zor bulunabilecek kıt malzemeyle yapılmış ekmeklerdi bunlar. Beyaz un, yulaf ezmesi, tuz, bal, yoğurt, zeytinyağı, pul biber, kekik, kimyon eklenerek ve ölçüsüz..Neyse sürpriz bir sonuç çıkmadığına memnun oldum gerçekten de..
İşte ekmeklerimiz de bunlar:) Servis tabağından taşma miktarlarına bakarak büyüklüklerini tahmin edebilirsiniz.
Resimde 8300 puanlık ilk yarışmanın ve 7400 puanlık ikinci yarışmanın soruları var, hatıra olsun diye verdiler bize..İkinci aşamada tökezlediğim şu 'RAĞBET' kelimesine sinir oluyorum artık:) Neyse, ne olduysa oldu ve bitti.
Lakin çok önemli bir teknik sorunum var ki henüz halledemedim. İkinci yarışmayı - birinci olmadığım için - Youtube' da ve diğer hiçbir internet sitesinde bulmam mümkün olmadı. Tabiri caizse, kendi imkanlarımla ve tamamen amatör olarak (hatta direkt 'korsan' diyebiliriz) TV'nin önüne ayarladığım kamerayla çektiğim bu yarışmayı ne bloguma ekleyebiliyorum, ne Facebook'ta paylaşabiliyorum, ne de e-mail olarak gönderebiliyorum. İmkansız..Yarım saati geçkince yüklüyor, lakin ekleyemiyor bilgisayar. Hayır, ben eklemesem de olur, nihayetinde elenmişim..Ama 'illa ki seyredeceğiz, kaçırdık' diyen yakınlarım var, hatta belki sizlerden de. Ama dediğim gibi henüz beceremedim..Olur da sizlerden biri internette herhangi bir yerden 16 Nisan tarihli Kelime Oyunu yarışmasını indirebilirse, lütfen benimle paylaşsın, hangi yolla olursa olsun. Çok sevinirim.
Herşeye rağmen her ikisi de gerçekten çok keyifliydi ve çok güzel anılarla doluydu. İkinciyi yani Cumartesi günkünü izleyenleriniz varsa hatırlar, İhsan Bey'e ekmek yapıp götürdüm ve yarışma esnasında teşekkür etti. Sonra da sağolsun mail atmış ve 'eşimle elinizin lezzeti önünde saygıyla eğiliyoruz' demiş tüm nezaketiyle..Çok sevindim tabii. Çünkü aşağıdaki fotoğrafta göreceğiniz üzere, ekmekler dört adet ve herbiri yaklaşık iki hamburger ekmeği büyüklüğündeydi. Bütün ve dilimleme şansım olmadığı için, haliyle tadamadım da. Yani test etme şansım olmadı. Üstelik tamamen spontan ve bir erkek öğrencinin evinde zar zor bulunabilecek kıt malzemeyle yapılmış ekmeklerdi bunlar. Beyaz un, yulaf ezmesi, tuz, bal, yoğurt, zeytinyağı, pul biber, kekik, kimyon eklenerek ve ölçüsüz..Neyse sürpriz bir sonuç çıkmadığına memnun oldum gerçekten de..
İşte ekmeklerimiz de bunlar:) Servis tabağından taşma miktarlarına bakarak büyüklüklerini tahmin edebilirsiniz. Orada tanıştığım diğer dört arkadaşın hepsi çok sevimliydiler. Fakat tabii hafta birincimiz Rahmi Bey'le ikincimiz Genco'nun başarısını irdelemeye bile gerek yok, ikisi de o kadar net..Zaten puanlar da aynı: 8100. Rahmi Bey sadece bir saniyeyle kazandı. İkisinin de tek şansları tökezlememeleriydi. Zira ben altı harfli bir kelimeyi hiç harf almadan cevaplayıp yanlış bilince 1200 puan kaybettim totalde. Nasıl mı? 600 puanlık bir soruyu bilemediğinizde var olan puanınızdan 600 puan düşüyorlar. Bir de kazanamadığınız yani üstüne ekleyemediğiniz 600 puanı hesaba kattığınızda 1200 puan kaybetmiş oluyorsunuz. Kısacası 8600 puanla tur şampiyonasına kalmam işten bile değilken küçük bir tökezleme bu sonuca mal oldu maalesef.
Sağlık olsun elbette. Orada bulunmak, o atmosferi yaşamak, sunucu A.İhsan Varol'u, yarışmacı koordinatörü Devrim Bey'i (ki İhsan Bey ona 'esmer bomba' diye takılıyor:), stüdyo şefi Tayfun Bey'i ve diğer tüm set ekibini, makyözlerini, kuaförlerini tanımış olmaktan son derece hoşnutum. Böyle güzel bir deneyim insanın hayatında başına kaç kez gelebilir ki? Tadını çıkarıyorum. Ve bu vesileyle kafanızı şişirdiğim, içinizi baydığım için özür diliyorum. Eğer bulabilirsem bir video daha yayınlarım, başka da konuşmam bu konuda:) Bir sonraki postum arşivde bekleyen yemeklerimizden olacak, merak etmeyin..
