AH İSTANBUL !
Hepinize kucak dolusu sevgiler..
Bir süredir, DNS ayarlarıyla oynanmış olduğu ve ilk zamanlar girebiliyor olduğum halde, bilgisayarımdan bloguma giremiyordum. Yani sonradan karar değiştirip bana numara çekmişti kendisi:) Derken devreleri hepten karıştı ve bozuldu, bakıma gitti. Eşimin bilgisayarının DNS ayarlarıyla da oynamak istemedim açıkçası..Çünkü bir eve bir 'kafası karışık' bilgisayar yeter de artar bile. Kısacası bu süreç zarfında hem hiçbirinizi ziyaret edemedim, hem de yeni yazı ekleyemedim.
Ve bugün eşimle ikimiz İstanbul'a geldik. Oğlumuzu ziyaret edeceğiz, o kısa kalıp dönecek ve ben ayın 13'üne kadar kalacağım. Kısmetse 11 Nisan akşamı KELİME OYUNU' na da katılıp öyle döneceğim inşallah..Bu müjdemi bile buradan veremedim düşünün, Facebook' ta yazmak zorunda kaldım. Ah şu teknoloji..Gözünü mü seveyim, gözü mü çıksın bilemedim:)) Neyse ki oğlumun bilgisayarından -hayret bir şekilde- girebildim bloguma da, size hemen sesleneyim dedim.
Oğlumu özlemiş miyim peki? Hem de çooook..Bak bak doyamadım..Biz geleceğiz diye evini bir güzel toparlamış yavrum. Elleri dert görmesin. Yarışma akşamı da Habertürk Televizyonu'na beraber gideceğiz, oradaki kafeteryada oturup bekleyecek ve bana manevi desteğini çok yakından verecek. Yarışmada kazanmak-kaybetmek ne kadar önemlidir, inanın şimdiden kestiremiyorum. O akşam belli olacak. Ama kestirebildiğim ve hatta çok emin olduğum birşey var ki çok eğleneceğim ve programın sunucusu İhsan Bey'i tanımaktan büyük mutluluk duyacağım. Benim erkek kardeşim yok ve bazı insanlar bana o eksikliği dolduran bir elektrik verir. İşte O da onlardan biri. Yolu açık olsun inşallah. Güzel bir iş yapıyor zira.
'Ah İstanbul' dedim. Hatta 'oğlum İstanbul'u mesken mi tuttun?' da diyebilirdim. Ama bunu sadece özlemden söylüyorum. Yoksa sağduyum, O'nun burada olmasının mesleği için en doğrusu olacağını, gazeteci olacak birinin İzmir'de ekmek yemesinin çok zor olduğunu söylüyor. Yani bunu desteklediğimi O da biliyor, bu konuda bir sıkıntısı yok. Onun da yolu açık olsun tüm gençlerimiz gibi. Biz evlatlarımızla ayrı gayrı olabiliriz, önemli olan onların can sağlığının ve keyiflerinin yerinde olduğunu bilmektir. Gerisi teferruattır. Benim bir komşumun kızı Belçika, oğluysa Kolombiya' da yaşıyor. O ne yapsın ! Artık züğürt tesellisi mi dersiniz, ne dersiniz bilemem ama durum budur:))
Hepinizi İstanbul' dan bir kez daha kucaklıyorum. Sevgiyle kalın..Hepinizi en kısa zamanda ziyaret edeceğim..
Bir süredir, DNS ayarlarıyla oynanmış olduğu ve ilk zamanlar girebiliyor olduğum halde, bilgisayarımdan bloguma giremiyordum. Yani sonradan karar değiştirip bana numara çekmişti kendisi:) Derken devreleri hepten karıştı ve bozuldu, bakıma gitti. Eşimin bilgisayarının DNS ayarlarıyla da oynamak istemedim açıkçası..Çünkü bir eve bir 'kafası karışık' bilgisayar yeter de artar bile. Kısacası bu süreç zarfında hem hiçbirinizi ziyaret edemedim, hem de yeni yazı ekleyemedim.
Ve bugün eşimle ikimiz İstanbul'a geldik. Oğlumuzu ziyaret edeceğiz, o kısa kalıp dönecek ve ben ayın 13'üne kadar kalacağım. Kısmetse 11 Nisan akşamı KELİME OYUNU' na da katılıp öyle döneceğim inşallah..Bu müjdemi bile buradan veremedim düşünün, Facebook' ta yazmak zorunda kaldım. Ah şu teknoloji..Gözünü mü seveyim, gözü mü çıksın bilemedim:)) Neyse ki oğlumun bilgisayarından -hayret bir şekilde- girebildim bloguma da, size hemen sesleneyim dedim.
Oğlumu özlemiş miyim peki? Hem de çooook..Bak bak doyamadım..Biz geleceğiz diye evini bir güzel toparlamış yavrum. Elleri dert görmesin. Yarışma akşamı da Habertürk Televizyonu'na beraber gideceğiz, oradaki kafeteryada oturup bekleyecek ve bana manevi desteğini çok yakından verecek. Yarışmada kazanmak-kaybetmek ne kadar önemlidir, inanın şimdiden kestiremiyorum. O akşam belli olacak. Ama kestirebildiğim ve hatta çok emin olduğum birşey var ki çok eğleneceğim ve programın sunucusu İhsan Bey'i tanımaktan büyük mutluluk duyacağım. Benim erkek kardeşim yok ve bazı insanlar bana o eksikliği dolduran bir elektrik verir. İşte O da onlardan biri. Yolu açık olsun inşallah. Güzel bir iş yapıyor zira.
'Ah İstanbul' dedim. Hatta 'oğlum İstanbul'u mesken mi tuttun?' da diyebilirdim. Ama bunu sadece özlemden söylüyorum. Yoksa sağduyum, O'nun burada olmasının mesleği için en doğrusu olacağını, gazeteci olacak birinin İzmir'de ekmek yemesinin çok zor olduğunu söylüyor. Yani bunu desteklediğimi O da biliyor, bu konuda bir sıkıntısı yok. Onun da yolu açık olsun tüm gençlerimiz gibi. Biz evlatlarımızla ayrı gayrı olabiliriz, önemli olan onların can sağlığının ve keyiflerinin yerinde olduğunu bilmektir. Gerisi teferruattır. Benim bir komşumun kızı Belçika, oğluysa Kolombiya' da yaşıyor. O ne yapsın ! Artık züğürt tesellisi mi dersiniz, ne dersiniz bilemem ama durum budur:))
Hepinizi İstanbul' dan bir kez daha kucaklıyorum. Sevgiyle kalın..Hepinizi en kısa zamanda ziyaret edeceğim..

0 yorum:
Yorum Gönder